Aşağılık Kompleksi Nedir?
Aşağılık Kompleksi Nedir?

Aşağılık Kompleksi Nedir?

Aşağılık kompleksi ya da aşağılık duygusu Adler tarafından ortaya konmuştur. Adler, insanı harekete geçiren asıl unsurun aşağılık kompleksi ve üstün olma isteği olduğunu ifade etmiştir. İnsanların doğumdan itibaren yoğun bir eksiklik duygusu yaşadığını söylemiştir. Bu duyguların ise dünya genelinde her insanın yaşadığını ifade etmiştir. Bu yüzden aşağılık duygusu her insanda aynı organlar aynı güçte ve kuvvette değildir anlayışından doğmuştur. Bu durum ise insanların belli hastalıklara daha kolay yakalanmasına neden olmaktadır. Bu yüzden aşağılık kompleksi çocuklukta ortaya çıkar. Bu duyguyla baş etmek için üstünlük çabası içine girilir. Aslında sık sık birbirimize “aşağılık kompleksi” kavramını kullanmaktayız. Bu yüzden aşağılık kompleksini tam olarak neyi ifade ettiğini, ne olduğunu, hayata nasıl etki ettiğini detaylı şekilde incelememizde fayda olacaktır.

İçindekiler
1. Alfred Adler Aşağılık Kompleksi
2. Üstünlük Çabası Nedir
3. Yetersizlik ve Üstünlük
4. Üstünlük Çabası Faydalı Mıdır
5. Aşağılık Kompleksi Nasıl Başlar
6. Aşağılık ve Üstünlük Birbiriyle İlgili Midir
7. Aşağılık Duygusunun Özellikleri
8. Aşağılık Kompleksi Nasıl Yenilir
9. Aşağılık Kompleksi Tedavisi
10. Aşağılık Kompleksi ve Kıskançlık
11. Aşağılık Duygusu Nedir

Alfred Adler Aşağılık Kompleksi

Adler, yapmış olduğu açıklamada bazı insanlarda var olan hastalıklarla zayıf düştüklerine dikkat çekmiştir. Hastalıklarla baş etmek için farklı bir çaba gösterdiklerini ifade etmiştir. Tarih sayfalarından verdiği örneklerde kekeme olan Demostenes’in aslında dünyanın en iyi hatiplerinden biri olduğunu, fiziksel engeli bulunan Wilma Rudholph’un olimpiyatlarda üç madalya kazandığını, zayıf ve güçsüz bir çocukluk yaşamasına rağmen Theodere Roosevelt ise yetişkinlik çağında dünyanın en güçlü devletlerinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık yapmıştır.

Bu noktada Adler şunu ifade etmektedir; diyelim ki bir kişinin bir böbreğinde sorun var ve çalışmıyor. Diğer böbrek bu eksikliği kapatmak için daha fazla çalışır. Böylece diğer böbreğine eksikliğini kapatarak kendisini daha güçlü hale getirir. Bu durumun psikolojik yapı ile ilgili olduğunu da ifade etmiştir. Aşağılık kompleksi bu teoriden ortaya çıkmıştır. Böylece kişinin aşağılık kompleksine karşı üstünlük çabasını ortaya koyduğunu ve daha da güçlendiğini belirtmiştir. Böylece psikolojik ya da fizyolojik yoldan kendisini yetersiz hissettiği bölümlerin üzerine daha da giderek ödünlemeye, telafi etmeye çalışmıştır.

Üstünlük Çabası Nedir?

Adler, aşağılık duygularının insanın kendisini geliştirmesindeki en önemli güç olduğunu vurgular. Bu noktada insanın hangi amaca ulaşmak istediği sorgular. İnsan neye ulaşmaya çalışır? İnsanın nihai hedefi nedir? Bu hedefe nasıl ulaşacaktır? Ulaşınca neler elde edecektir? Temelde var olan duygularımızdan mı kurtulmaya çalışıyoruz yoksa duygumuzu mu arıyoruz? Daha güçlü olarak diğer insanlara hükmetmeyi mi hedefliyoruz, yoksa kendimizi savunmaya mı çalışıyoruz? Adler başlarda güç kavramını erkekle, güçsüzlük kavramını ise kadınla bir tutmuştur. İlerleyen yıllarda erkeksi protesto olarak ifade ettiği bu tanımı reddetmiştir. İnsanların üç temel unsur nedeniyle harekete geçtiğini söylemiştir. Bunlar saldırgan olma, güçlü olma ve yetkin (üstün) olma durumudur. Böylece aşağılık kompleksine karşı üstünlük çabasını ifade etmiştir. Gelin daha detaylı inceleyelim.

Yetersizlik ve Üstünlük

Üstünlük çabası insanın yaşamının temelinde yer alan bir duygudur. Nasıl ki yetersizlik duygusu doğuştan geliyorsa üstünlük çabası da doğuştan gelir. İnsanlar böylece ileriye yönelik düşünceler oluşturur. Eğer ki kişi hayatta üstün olmak istiyorsa bu potansiyelini net olarak ortaya koymalı ve emek harcamalıdır. Kişi çevresine karşı kendisini yetersiz görüyorsa, yani aşağılık kompleksi varsa, bu duygu köklerinden yola çıkarak üstün olmak için çaba harcar. Temel anlamda aşağılık duygusu bu yüzden kahreden, insanı bitiren duygu olmaktan ziyade harekete geçiren, güçlendiren bir duygudur. İnsanlarda var olan üstünlük çabası evrenseldir, doğuştan gelir. Ancak üstünlük çabasının nasıl ortaya çıktığı da önemlidir. Bu duygu yıkıcı olarak ortaya çıkıyorsa zarar verir, olumlu yönde ortaya çıkıyorsa kişiyi de çevresini de güçlendirir. Kişi eğer ki çevresine zarar verecek şekilde üstünlük çabasını ortaya koyuyorsa bu yıkıcı bir durumdur. Uyumsuz kişi olarak nitelendirilir. Eğer ki olumlu şekilde çevresiyle iletişim halindeyse bu durum uyumlu kişi olduğunun da bir göstergesidir.

Üstünlük Çabası Faydalı Mıdır?

Üstünlük çabasının olumlu yönde ortaya çıkmasının sadece bireysel değil toplumsal gelişime de katkı sağlayacağını ifade eder Adler. Çünkü kişinin bireysel olarak güçlenmesi temelde toplumun da güçlenmesine katkı sağlar. Böylece içince bulunduğumuz kültürü de toplumu da daha başarılı bir hale getirmiş oluruz. Çünkü bireyin toplumun bir parçası olduğunu, toplumla uyum içinde olduğunu görmezden gelemeyiz.

Aşağılık Kompleksi Nasıl Başlar?

Aşağılık duygusu çocukluktan başlar. Çünkü çocuk doğduğunda anneye muhtaçtır ve acizdir. Ne kendi karnını doyurabilir ne de ihtiyaçlarını karşılayabilir. Çaresiz ve zayıf olarak dünyaya gelen insan yavrusu hayatta kalmak için çevresindekilere bağımlı haldedir. Bu durum çevresindeki güçlü kişileri gördükçe kendisini daha aşağılık hissetmesine neden olmaktadır. Böylece aşağılık kompleksi ortaya çıkar.  Bu bağımlı olma durumunun aşağılık ve yetersizlik duygularını arttırdığı ifade edilir. Ancak diğer bir yandan ise daha çok küçük yaşta karşılaşılan bu aşağılık duygusu ilerleyen zamanlarda insan yavrusunun daha güçlü olmak, çevresine karşı üstünlük elde etmek amacıyla mükemmele yaklaşma çabasının temelini de oluşturmaktadır. Bu nedenle insanların yaşamları boyunca yapmış oldukları hemen hemen her şeyin bu çocukluk yaşantısında ortaya çıkan duygudan kaynaklandığı ifade edilmektedir. Ancak bazı durumlarda oluşan bu aşağılık duygusu çok farklı boyutlarda kendisini gösterebilir. Bu tür durum ise kişinin aşırı yetersizlik ve eksiklik hissetmesine, kurban rolüne takılıp kalmasına neden olur.

Kardeş sıralaması bu konuda önemli bir konudur. Konuyla ilgili yazımızı mutlaka okuyun!

Aşağılık ve Üstünlük Birbiriyle İlgili Midir?

Adler, ortaya çıkan aşağılık kompleksi ve üstünlük çabasının birbiriyle ilgili olduğunu, aşağılık duygusunun var olduğu bir durumda az da olsa üstünlük çabasının da olacağını ifade etmiştir. Üstünlük duygusuyla hayatını devam ettiren birinde ise az da olsa aşağılık duygusunun da var olduğunu ifade etmiştir. Buna örnek olarak kendisini üstün gören bir kişinin sorunlu, küstah, kavgacı ve geçimsiz davranmasının altında daha büyük görünme isteğinin ve öfkesiyle başkalarına sahip olmanın yattığını ifade etmektedir. Bu durumun ise aslında hedeflerine ulaşacak kadar kendisine güvenmemesinden, yani aşağılık duygusundan meydana geldiğini ifade etmektedir. Çünkü çocuklar kendilerinde var olan aşağılık duygusunu yenmek isterler.

Aşağılık Duygusu Her İnsanda Var Mıdır?

Evet, aşağılık duygusu temelde her insanda vardır. Çünkü doğuştan gelen bir duygudur.  Bu tür durumlar tek başına bir nevrozu temsil etmez. Kişinin gelişip ilerlemesine katkı sağlayan iki farklı bir durum olarak ifade edilir. Bu yüzden aşağılık kompleksi harekete geçiren bir güçtür.

Aşağılık Duygusunun Özellikleri Nelerdir?

Aşağılık duygusuyla baş edemeyen insanlarda depresif ve güçsüz bir durum sergilerler. Kurban rolünde oldukları için başkaları tarafından kolay şekilde egemenlik altına alınırlar. Bu durum ise patolojik bir rol alabilir.

Aşağılık Kompleksi Nasıl Yenilir

Blog yazımızı eğer ki buraya kadar okuduysanız aslında aşağılık kompleksinin olması gereken bir şey olduğunu fark etmişsinizdir. Bu yüzden aşağılık kompleksi nasıl yenilir sorusunu sormamız pek uygun değil. Bu yüzden aşağılık kompleksi aslında kişiyi harekete geçiren güçtür. Verdiğimiz örneklerden de yola çıkarak şunu söyleyebiliriz. Kişinin kendisini yetersiz hissettiği alanlar diğer özelliklerinin güçlenmesine yardım eder. Meslek seçme sürecimizi düşünelim. Lise dönemlerinde bizleri sayısal , sözel, eşit ağırlık ve yabancı dil bölümlerine aldılar. İlerleyen süreçlerde belki bu bölüm algısı kalktı ancak üniversitesi sınavları hala buna göre yapılıyor. Aslında burada da aşağılık kompleksi durumu söz konusudur. Çünkü sayısal özellikleri güç olmayan kişiler diğer alanları tercih etti. Böylece eksik olan bir yanını diğer yeteneğiyle kapattı.

Bizim toplumsal olarak kullandığımız aşağılık duygusu kişinin kendisini küçük görmesidir. Bu durum ise temelde özgüvenle alakalıdır. Diğer yandan alıngan olarak tanımladığımız kişilere de bu cümleyi kurarız. Çık artık şu aşağılık duygusundan! Hayır, bu durum aşağılık kompleksi değildir. O yüzden aslında kişi için olumlu olan bir özelliği yenmemize gerek yoktu.

Aşağılık Kompleksi Tedavisi

Değinmemiz gereken bir diğer konu ise aşağılık kompleksi tedavisi. Bir önceki paragrafta da belirttiğimiz gibi, bu durum tetikleyici güçtür. Peki kişiyi güçlendiren bir şeyi niye tedavi edelim? Bu konuda psikoloji okur yazarlığı devreye giriyor. Eğer ki bizler gerçekten kaynakları uygun şekilde okursa ve değerlendirirsek bu tanımları net olarak anlarız. Böylece karşımızdaki kişileri aşağılık kompleksine girme diye azarlamayız. Dediğimiz gibi aşağılık duygusu kişinin eksik olan ya da güçsüz olan bir özelliğini diğer yönüyle tamamlamasıdır. Bu yüzden Adler Aşağılık Duygusuna karşı Üstünlük Çabasını ifade etmiştir. Yani bir yanımız eksiyse diğer yanımızı artı yaparak denge sağlarız. Bu yüzden kişiye güç veren bir duyguyu tedavi etmemize gerek yok.

Aşağılık Kompleksi ve Kıskançlık

Aşağılık kompleksi ve kıskançlık aslında iki farklı alandır. Bu yüzden bu iki tanımı birbirinden ayırt etmemiz gerek. Özellikle toplumun bu duruma yönelik algısı aslında uygun değildir. Aşağılık kompleksinin farklı bilinmesinden kaynaklı olarak yorumlar yapılır. Sanılanın aksine aşağılık duygusu kendisini yetersiz ve eksik hissetmek değildir. Toplum olarak bu tür durumlarda “aşağılık kompleksi var” cümlesini kurarız. Aslında bu tür durumlarda kişi eksik gördüğü noktalarını tamamlamak için daha fazla çaba sarf eder. Bu da kişinin kendisini geliştirmesindeki bir motivasyondur. Dolaylı olarak yetersizlik duygusunun kıskançlığa neden olacağını söylememiz pek doğru olmaz. Çünkü kıskançlık başlı başına ayrı bir çalışma alanıdır. Kıskançlık kişinin kendisinde olmayan bir şeyin başkasında da olmasını istememe durumudur. Örneğin ben çok maaş kazanıyor, karşı taraf ekonomik olarak zor duruma düşmemi ister. Ancak yetersizlik durumunda kişi çok gelir elde etmediği bir işte çalışıyorsa bunu daha fazla dikkat çeken işler yaparak tamamlar. Bu yüzden aşağılık kompleksi ve kıskançlığı aynı cümlede kullanmak yersizdir.

Burada ise devreye psikoloji okur yazarlığı giriyor. Çok egolu bir insan söylemi de aslında doğru bir söylem değil. Ego, aslında dengeleyici bir yapıdır. Bu yüzden egolu olmak olumsuz bir şey değildir. İd ve süperego arasında denge sağlar.

Aşağılık Duygusu Nedir

Aşağılık duygusu ve aşağılık kompleksini birbirinden ayırt etmemiz gerekir. Bu duygu kişinin kendisine olan güvenini temsil eder. Bulunmuş olduğu ortamlarda kendisini değersiz hisseder. Bu değersizlik hissinin kaynağı büyük olasılıkla aile ortamıdır. Eğer ki kişi aile yaşantısında sürekli değersiz ve başarısız görüldüyse;

  • Kendisini çevresine göre daha alt seviyede görür.
  • Kendisini ifade etmekte zorlanır.
  • İletişime geçemez.
  • Fikrini savunamaz.
  • Biri fikrini sorduğunda kaygılanır.
  • Kendisine söz hakkı verilmemesini ister.
  • Kendisini eksik görür.
  • Bu eksiklik temelde gerçekçi bir durum değildir.
  • Başarısız olurum korkusuyla harekete geçmekte zorlanır.
  • Başarılı olduğu alanlar ona göre normaldir.
  • Çünkü bunu herkes başarır.
  • Yaptığı işlerde mükemmeli arar.
  • Mükemmeli bulamadıkça kendisini daha değersiz hisseder.

Bu yüzden aşağılık kompleksi kişiyi harekete geçiren bir güçtür. Ancak aşağılık duygusu kişinin kendisine biçtiği değerdir. Bu tür durumlarda mutlaka terapi desteği almak gerekir. Böylece kişi kendisine karşın hissetmiş olduğu yoğun öfkeyi ifade eder. Buradaki temel amaç aile ve sosyal yaşantı kaynaklı değersizlik hissinin değişmesine yardım etmektir.

Kardeş Kıskançlığı ve Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri yazılarımızı da mutlaka göz atın.

Işıl Yağmur Tüfekçi – Uzman Psikolog

Benzer Makaleler

kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi üçüncü dalga davranışçı terapiler arasında yer alır. Bireyin çocukluk yaşantılarına, çevresine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir