dürtüsellik
dürtüsellik

Dürtüsellik Nedir

Dürtüsellik kişinin sonunu düşünmeden harekete geçmesi olarak ifade edilir. Bu durum ortaya çıktığında kişi bazen hedefli ve aletli saldırganlık ortaya koyar. Planlamadan, düşünmeden kişi harekete geçer. Bu hareketler ise kişinin olumsuz deneyimler yaşamasına neden olur. Bu sadece bir yatkınlıktan ziyade bir davranış kalıbı olarak ele alınır. Dürtüsellik ; sabırsızlık, dikkatsizlik, risk alma, heyecan ve zevk arayışı ile de ifade edilir. Bu kişiler genellikle dışadönük bir kişilik örüntüsü sergiler.

Kişi ortaya koyduğu davranışın sonucunu düşünmeden harekete geçer. Bunu gerçekleştirdikten sonra bazen pişmanlık hisseder. Ancak bu his uzun sürmez. Bu yüzden dürtüsellik farklı boyutlarla ve türlerle ele alınır. Gelin daha detaylı incelemeye devam edelim.

Dürtüselliğin Tanımı

Dürtüsellik çeşitli tanımlarla ifade edilir. Eysenck risk alma, plan yapmada yetersizlik ve zihni çabuk toplayamama olarak ifade eder. Patton ve arkadaşları ise hazırlıksın aniden hareket etme, elindeki işi odaklanmadan, plan yapmadan gerçekleştirme olarak tanımlar. Bir başka tanımında ise büyük ödülden ziyade küçük ödülü tercih etme olarak karşımıza çıkar. Bu yüzden sıklıkla istenmeye sonuçlara neden olur. Risk taşıyan bir eylemdir.

Dürtüsel davranışlarda sosyal öğrenme de önemli bir rol oynar. Çevreden hoşa gidilecek bir tepki almak için öğrenilen davranış ilerleyen zamanlarda daha sık tekrarlanır. Bu davranışlar sadece kişi için değil çevresi için de problemler ortaya çıkarır. Kişi ; iç ve dış uyaranlara karşı kendisini kontrol edemez. Bu yüzden düşünmeden ve hızlıca harekete geçer. Bir anda öfkelenir. Bir anda kararından vazgeçer. Ya da aniden konuşmaya başlar gibi… Ancak bunları tek bir hareket olarak düşünmemeliyiz. Çünkü dürtüsellik tek bir hareketten ziyade tekrarlayan bir davranış örüntüsüdür. Ancak yapılan tüm çalışmalara rağmen kapsamlı bir tanım yapılmakta zorlanılır.

Dürtüsellik Nasıl Anlaşılır

Dürtüsellik nasıl anlaşılır sorusuna öncelikle türleri ele alarak başlamalıyız. Ödül azaltma modeli kişinin büyük bir ödül bekleyememe durumudur. Sınıfta doğru cevap verdiğinde hediye alacağını bilen bir öğrenciyi düşünelim. Sıranın kendisine gelmesi için sabredemez. Çünkü bir an önce cevabı vermek ister. Bu yüzden ikinci bir tür ortaya çıkar. Hızlı yanıt modeli. Bir an önce değerlendirme sürecini dışarda bırakarak tepki göstermeyi tercih eder.

  • İsteklerinin bir an önce gerçekleşmesini isteme
  • Sabırsız ya da aceleci davranma
  • Dikkati toplamakta zorluk
  • Yönergeyi takip edememe
  • Bazı durumlarda saldırgan davranışlar sergileme
  • İstekleri karşısında ısrarcı olmak
  • Öfke kontörlünde problem yaşama
  • Bazen tırnak ve parmak etlerini yeme
  • Plan yapmada yetersizlik ya da zamanı yönetememe
  • Riskli davranışlar gerçekleştirme
  • Sırasını bekleyemem ya da düzeni bozma girişimi
  • Kurallara uymakta zorlanma

Dürtüsellik denilince aklımıza ilk olarak bunlar gelir. Bu tür durumlara karşı erkenden tedbir alınması sürecin daha sağlıklı şekilde devam etmesine yardım eder. Bu yüzden kendinizde ya da çevrenizde bu tür belirtiler yaşayan biri varsa sitemizde yer alan online psikolog ya da psikolojik danışmanlardan online terapi desteği alabilirsiniz.

Dürtüsellik ve Psikolojik Hastalıklar

Dürtüsellik ve psikolojik hastalıklar aslında iç içe geçmiştir. Bu yüzden bazı yerlerde hangisinin sebep hangisinin sonuç olduğunu ayırt etmekte güçlük çekeriz. Özellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı alan çocuklarda bu tür tepkisel davranışlar da gözlenir. Diğer yandan şizofreni ve bipolar kişilik bozukluğuna sahip kişilerde de bu tür belirtiler ortaya çıkar. Ancak tüm bunlar bir psikiyatri hekiminde ele alınmalıdır. Önemli olan bir diğer konu ise kişinin kendisini kontrol edememesidir. Şöyle düşünelim, alkol almaya başladınız. Bir yerden sonra kendinize yeter artık içmeyeceğim diyorsanız kendinizi kontrol ediyorsunuz demektir. Ancak alınan alkolün sonu gelmiyorsa bu konu üzerine biraz düşünmenizin vakti gelmiştir.

Bir diğer örnek alışveriş, kumar gibi durumlardır. Bir yere alışveriş yapmaya girdiniz. Bir yerden sonra baktınız ki cebinizdeki para eksilmiş. Ancak elinizdeki eşyalar artmış! Kendimi durduramadım, her şeyi aldım demeniz sizi kurtarmaz. Kumar oynama davranışı da böyledir. Kişi daha fazla haz elde etmek için daha fazla kumar oynar. Ancak sonunda kazanan her zaman kasa olur!

Tıkanırcasına yemek yeme, depresyon, sınırda kişilik bozukluğu, problemli porno kullanımı, kendine zarar verme gibi durumlarla da ilişkisi vardır.

Psikolojide Dürtüsellik Nedir

Psikolojide dürtüsellik konusuna değinirken kişide ortaya çıkan amaç ve davranışları ele almamız gerekir. Bu tür tepkiler aslında bir amaca hizmet eder. Kişi eyleminin sonucunda bir haz elde eder. Elde edilen haz bir rahatlama ortaya çıkarır. Prefrontal korteks ve orbitofrontal korteks kontrol, karar verme ve yanıt verme sürecinde önemli rol oynar. Bu bölgede meydana gelen hasarlar kişinin dur tepkisinin azalmasına neden olur. Zaten dürtüsellik kısaca kişinin kendisine dur diyememesidir. Ayrıca beyinde var olan serotonin hormonunun eksikliği de tepkisel davranışların artmasına neden olur. Etkili olan bir diğer hormon ise dopamindir.

Düşünmeden ya da sonuçlarını tahmin etmeden yapılan riskli davranışlar kişileri olumsuz etkiler. Bu yüzden pek çok farklı hastalığın içinde dürtüsellik de yer alır. Bu yüzden kişilik bozukluklarıyla da ortaya çıkar. Bazen ise tek başına da belirtiler gösterir.

Dürtüsellik ve Nörobiyoloji

Dürtüsellik nörobiyoloji temelli bir problem olarak karşımıza çıkar. Prefrontal korteks ve orbitofrontal korteks karar verme, baskılamanın kontrolü ve yanıt seçme sürecinde görev alır. Orbitofrontal korteks yapılan davranışların sonucuyla ilgili davranışları yönlendirir. Karar verme mekanizmasında görev alır. Kişi yapmış olduğu eylemin doğru ya da yanlış olup olmadığını fark eder. Bu nedenle bu bölgede hasarı olan kişilerde dürtüsellik sık olarak ortaya çıkar. Serotonin, dopamin, noradrenalin, glutamat, ve GABA temel nörotransmitter maddelerdir. Özellikle dopaminde meydana gelen azalma davranış baskılanmasının azalmasına neden olur.

Kişilik Bozukluklarında Dürtüsellik

Kişilik bozukluklarında dürtüsellik önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle borderline ve antisosyal kişilik bozukluğunun tepkisel davranışlarla ilişkisi her geçen gün daha net oraya çıkmaktadır. Özellikle ASKB üzerine yapılan araştırmalarda cezaevinde olan mahkumlarla çalışma yapılmıştır. Bu noktada mahkumların agresif davranışlar sergilediği ortaya çıkmıştır. Dürtüsel agresif davranışını sergileyen kişilerin sözel becerileri düşüktür. Ayrıca serotonin oranının da düşük olduğu yapılan çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Bu yüzden antisosyal davranışlar ve tepkisellik arasında anlamlı bir ilişki vardır.

Diğer yandan Borderline Kişilik Bozukluğu tanısı arasında dürtüsel davranış yer almaktadır. Bu tür kontrolsüz davranışlar bazen intihar durumuna da sebep olur. Bu nedenle kendisine zarar veren kişilerde dürtüsel belirtilerin daha fazla olduğu ifade edilir.

Madde Kullanımı ve Dürtüsellik

Madde kullanımı ile dürtüsellik bütünüyle iç içe değildir. Çünkü bu tür zarar verici davranışlarda organizasyon becerisi gerekir. Maddeyi elde etme, kullanma planlı bir amaç gerektirir. Ancak bazen stres ve çevresel faktörler nedeniyle bazı kişiler aniden madde kullanmaya başlar. Bir kere alışkanlık kazanıldıktan sonra ise bu davranışlar yoğun şekilde tekrarlar. Dürtüsel davranış sergileyen kişilerde madde kullanım oranı oldukça yüksek bulunmuştur. Buna ek olarak kundakçılık, zarar verme gibi farklı davranışlar da ortaya çıkmaktadır.

Bazı durumlarda kişi içinden gelen istek ve arzuyu durduramaz. Ya da kendisini yorgun ve bitkin hisseder. Bu tür durumlar karşısında direkt olarak alkole ya da maddeye sarılır. Dürtüsellik dediğimiz tam olarak budur. İhtiyaç duymadığı, baş edemediği bir duruma karşı bu kullanımları bir kaçış olarak görür. Kendisini kontrol etmekte büyük zorluk yaşar.

Yeme Bozuklukları ve Dürtüsellik

Yeme bozuklukları dürtüsellik alanı içerisinde önemli bir yer kaplar. Hem bulimiya nervoza hem de anoreksiya nervozada aile üyelerinde madde kullanımı, alkol kullanımı ve intihar düşüncesi gibi durumlar tespit edilmiştir. Bu ise bize farklı üç hatta dört koşulun bir araya geldiğini ifade eder. Bu yüzden iç içe geçmiş bir süreç de vardır. Yapılan çalışmalar dürtüselliğin yemek yeme davranışını olumsuz etkilediğini gösteriyor. Bulimia nervozada yemek yeme davranışı üzerinden bir kontrolsüzlük söz konusudur. Bu yüzden dürtü kontrolü tam olarak sağlanmaz. Tıkanırcasına yemek yeme davranışında da bu durum karşımıza çıkar. Bu yüzden kişi kendini kontrol edemedikçe daha çok besin almaya ihtiyaç duyar. Ancak bir süre sonra pişman olur. Bu süre zarfında kişi kendisine de öfkelenir. Kontrolü kaybettiğinin farkındadır ama kendisini durduramaz. Bu süreç böylece devam eder. Altta yatan nörobiyolojik süreç ve duygusal süreç ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Dürtüselliğin Tedavisi

Dürtüselliğin tedavisinde temelde iki ana yaklaşım tercih edilir. Dürtüsel davranışa sebep olan birincil bozukluğu tedavi etmektir. Örneğin kişi patolojik kumar bağımlılığı tanısı aldı. Bu durumlar kumar oynama davranışı öncelikli olarak ele alınır. Eğer ortadan kalkarsa kişinin otokontrol süreci de sağlanmış olur. Diğer yandan ise dürtüsellik başlı başına bir problem olarak kabul edilirr. Bu noktada asıl amaç davranışların azalmasını sağlamaktır.

Bilişsel – Davranışçı terapi ekolü psikolojik danışma sürecinde en çok tercih edilen yaklaşımdır. Diğer yandan duygu düzenleme becerileri de tedavi sürecinde oldukça olumlu sonuçlar ortaya çıkmasına yardımcı olur. Bilişsel Davranışçı Terapi, Beklenmedik Olayların Yönetimi ve ilaçlı Tedavi yöntemleri kullanılırr.

BDT ve Dürtüsellik

BDT ve dürtüsellik kişide problem yaratan duruma yönelik düşünce sisteminin değiştirilmesini amaçlar. Bu noktada yapılan görüşmede kişiler problem çözme becerilerini geliştirir. Diğer yandan irrasyonel inançlar konuşulur. Böylece daha olumlu düşüncelerin ortaya çıkması sağlanır.

Platt ve arkadaşları BDT programları ile kişilerarası problem çözme becerilerinin arttığını belirlemiştir. Bu becerilerin artması topluma uyum konusunda da ilerleme sağlar. Bir diğer önemli konu ise tutuklanma oranlarının düşmesidir. Çünkü kişiler genel toplum kurallarına uyum sağlamayı öğrendikçe dürtüsel davranışlarda da azalma ortaya çıkar. Böylece agresif davranışlar gözle görülür şekilde azalır.

Diyalektif Davranış Terapisi de kişilik bozuklukları ve dürtüsellik tedavisinde tercih edilen bir yöntemdir. Bu terapi yöntemi kişilerin stres toleransı, duygu düzenleme yöntemleri, sorun çözme becerileri gibi becerilerinin gelişmesine yardım eder. Bu noktada dürtüselliği azalttığı yönünde de çalışmalar mevcuttur.

Beklenmedik Olayların Yönetimi

Dürtüsellik ile ilgili diğer bir terapi yöntemi beklenmedik olayların yönetimidir. Ödül ve ceza yöntemi davranışlarda değişiklik olmasını sağlar. Bu şekilde kişide var olan dürtüsellik davranışı azalır. Buradaki temel amaç kişinin değişime uyum sağlamasıdır. Bu yöntem özellikle çocuklarda tepkisel davranışların azalmasını sağlar.

Dürtüsellik ve İlaç Tedavisi

Dürtüsellik ve ilaç tedavisinde iki konu çok önemlidir. Birinci koşul tepkisel davranışların ortaya çıkmasına neden olan asıl hastalığın tedavisidir. Örneğin bipolar bozukluk durumunda ortaya çıkan dürtüsellik için bipolar hastalığın kontrol altına alınması gerekir. İkinci yaklaşım ise dürtüselliğin tek başına tedavi edilmesidir. Bu yüzden bazı durumlarda farklı farmokolojik tedavi gerekir.

Lityum

Çoğunlukla kişilik bozuklukları, şizofreni ve unipolar depresyondaki dürtüselliklerin ortadan kalkmasına yardım eder. Ayrıca kişinin intihar düşüncesi ya da kendine zarar verme düşüncesinin de azalmasına katkı sağlar.

Valproat

Dürtüsellik, agresyon, hostilite gibi davranışsal kontrolün yitirildiği durumlarda işe yarar. Şizofreni, şizoaffektif bozukluk ve bipolar bozukluk gibi durumlarda da dürtüsellik davranışının azalmasını sağlar.

Karbamazepin

Literatürde epileptik bozuklukar, travmatik beyin hasarları, Alzheimer hastalığı, DEHB, kişilik bozuklukları, şizofreni gibi durumlarda gözlenen dürtüsellikte etkilidir. Bu tür belirtilerde kontrol kaybı şiddetinin azaldığı ortaya çıkmıştır.

Antidepresanlar

Özgül serotonin reseptörleri üzerinde etki gösteren ilaçlardır. Günümüzde dürtüsellik tedavisinde en çok tercih edilen yöntemdir. Serotonin hormonunun uyarılması sonucunda agresyon tedavisinde olumlu sonuçlar ortaya çıkar.

 

Benzer Makaleler

travma ve affetme

Travma ve Affetme

Travma ve affetme konusu son zamanlarda mindfulness anlayışına göre ortaya çıkmıştır. Birey gerçek bir ölüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir