Öfkenin Nedenleri
Öfkenin Nedenleri

Öfkenin Nedenleri

Öfkenin nedenleri genelde aile yaşantısına dayanır. Genel anlamda öfkenin ne olduğunu ve nasıl kontrol altına alınması gerektiğiyle ilgili oldukça fazla yazı ve araştırma mevcuttur. Ancak öfkenin nedenlerinin neler olduğunu araştırmak, öfkenin nedenlerine yönelik bilgi sahibi olmak da öfke kontrolünün sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Bu yazıda öfkenin nedenlerini ele alacağı ve öfkenin nedenlerini başlıklar halinde incelemeye çalışacağız

Rahatsız Edilmek ve Saldırı

Öfkenin nedenleri arasında kişilerin kendilerini rahatsız hissetmeleri ya da bir saldırıya uğrayacaklarını düşünmeleri yer alır. Bu saldırı bazen fiziksel bazen ise psikolojik şekildedir.

Dürtüsellik

Bazen öfkeyi kontrol altına alamayız.  Bu durumda ise aklımıza ilk olarak kişinin içinde bulunduğu anda öfkesinin anında ve tepkisel olarak dışa vurumu gelir. Genellikle ergenlerde bu tür davranışlar görülür. Bir anda sesinin yükselmesi ya da çevresindeki eşyaları savurması gibi.

Engellenme

Engellenme de öfkenin bir diğer nedenleri arasında yer alır. Kişi eğer ki engellendiğini, yok sayıldığını fark ederse, amacına ulaşmasının engellendiğini görürse öfke duygusundan kurtulamaz. Yasal ve sosyal kurallar engellenme duygusunu arttırır.

Düşük Özsaygı:

Kişinin kendisine yönelik saygısı da öfkenin nedenleri arasında yer alır. Kendisine değer vermeyen ve saygı duymayan biri en temelde kendisine öfkelidir. Düşük özsaygı kişinin daha çok öfkelenmesine, davranım bozuklukları, madde kötüye kullanım, şiddet gibi davranışları tetikler. Hatta bazı durumlarda bu konu intihara kadar da gidebilmektedir.

Yüksek Özsaygı:

Yapılan çalışmalar özsaygısı yüksek kişilerin daha fazla öfke tepkileri gösterdiğini ifade etmektedir. Özsaygısı yüksek insanlar kendilerini öfkelenmekte haklı görmekte ve tepkilerini kontrol etmemektedirler.

Bazı durumlarda ise;

  • Yanlış karar verme,
  • Psikolojik rahatsızlıklar,
  • Alkol ve uyuşturucu kullanımı,
  • Trafik kazaları,
  • Antisosyal davranışlar,
  • Fiziksel rahatsızlıklar da öfkenin nedenleri arasında yer alır.

Bu aşamada öfkenin nedenlerini ifade ederken öfkenin ortaya çıkış sürecinde aile yapısından da bahsetmek gereklidir. Öfke genel anlamda öğrenilen bir davranıştır. Kişi öfkesiyle problemleri çözebileceğini, kendisini kabul ettirebileceğini ya da sözünün dinleneceğini öğrendiyse öfke davranışını değiştirmek biraz zordur. Düşünün; çocuğunun sessiz olması için çocuğuna bağıran anne ya da baba sizce öfkesini kontrol ediyor mu? Çocuk ise öfke kontrolünün ya da söz dinlemenin ne olduğunu öğrenmiş oluyor mu? Tabii ki hayır.

Aile, Çocuk ve Öfke

Çocukluk döneminde çocuğa karşı gösterilen sabır ve tepki çocuğun öfkeyi öğrenmesine de yardımcı olacaktır. Çocuğa sınır koymak ile çocuğa kızmak, bağırmak aynı şey değildir. Bu tür hatalar da öfkenin nedenleri arasında yer alır. Çocuk yanlış yaptığını düşündüğü bir hareketin ardından annesinin ya da babasının yüksek ses tonuna maruz kalıyorsa, yaptığı davranışlar sonucunda şiddet görüyorsa, dışlanıyorsa, cezalandırılıyorsa çocuk bu yöntemin doğru olduğunu bir süre sonra kabul ediyor. Kendisi de karşılaşmış olduğu zorluklarda bu yöntemleri takip edebiliyor.

Tüm bu sebeplerden ötürü çocukların öfkesinin kabul etmesinde ya da uygun bir şekilde ifade etmesindeki en temel etkenlerden birisi de aile faktörüdür. Çocuğa ne yapmamasını değil ne yapması gerektiği ifade edilmelidir, sabırlı olunmalıdır. Öfkenin ifade ediliş tarzı çocuklara aile yaşantısında öğretilmezse çocuk ailesine karşı hissetmiş olduğu öfkeyi bu sefer okulda arkadaşlarına, öğretmenlerine ya da evde kardeşine yöneltecektir. Eğer ki küçüklükte kimseye yöneltmediyse yetişkinlikte eşine ya da çocuğuna, hatta öfkeyi kendisine öğreten ebeveynlerine yöneltecektir. Öfke durduk yere sona ermez. Uygun şekilde ifade etmek gerekir.

Eğer ki ebeveynlerde öfke problemi varsa sıklıkla çocuklarda da ortaya çıkmaktadır. O yüzden öfkenin nedenlerini belirlemek, öfkeyi daha uygun ifade edebilmek adına sitemizde görev alan online psikolog ya da psikolojik danışmanlardan online terapi alınması hem ailelerin hem de çocukların gelecek yaşantılarının daha sağlıklı şekilde devam etmesine yardımcı olacaktır.

Öfke kontrolü ya da öfkeye yönelik yapılan terapilerde genel olarak 8-12 oturum arası bir terapi süreci uygun görülmektedir. Ancak danışanın ihtiyacına göre bu oturum sayıları değişir. Unutmayın terapi bireysel bir yolculuktur!

Psikolojik Danışman Ergin DURAN

Benzer Makaleler

endojen depresyon

Endojen Depresyon

Endojen depresyon diğer adıyla melankolik depresyon alt tipler arasında yer alır. Bedensel belirtilerle ortaya çıkar. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir