Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri Nelerdir?
Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri Nelerdir?

Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri Nelerdir?

Adler yapmış olduğu çalışmalarda doğum sırasının kişiliğe etkileri nedir sorusuna cevap vermiştir. Diğer bir ifadeyle kardeş sıralaması olarak tanımlanan bu süreçle ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Adler kişilik gelişiminde sosyal ilişkilerin de önemli bir etkisi olduğunu ifade etmiştir. Bu yüzden doğum sırasının kişiliğe etkileri kısmının önemle üstünde durmuştur. Adler; belli bir sırayla doğan çocukların doğum sırasından dolayı belli özelliklere sahip olduklarını gözlemlemiştir. Gözlemlerinden yola çıkarak ise karşılaşılan durumlara yönelik geliştirmiş oldukları baş etme becerilerini ifade etmiştir. Çünkü çocuklar aynı ebeveynlere sahip olsalar bile sosyal çevrelerinin oluşmasında kendileri etkilidir. Bu yüzden doğum sırasının kişiliğe etkileri kısmında sosyal çevrenin de etkili olduğunu ifade etmiştir.

İçindekiler
1. Adler Doğum Sıralaması
2. Doğum Sırası ve Psikoloji
3. Adler Doğum Sırası Neden Önemlidir
4. İlk Çocuğun Kişilik Özellikleri Nedir
5. İkinci Çocuğun Kişilik Özellikleri Nedir
6. Doğum Sırasına Göre Kişilik Özellikleri
7. Doğum Sırası Özellikleri Değişir mi?
8. Doğum Sırası Nedir

Adler Doğum Sıralaması

Adler doğum sıralaması kuramını uzun gözlemler sonucunda ortaya koymuştur. Bu arayış sürecinde hayatın anlamını “bir topluluk içinde kendine yer bulma” olarak ifade etmiştir. Bu yüzden kişilerin kendilerini yetersiz hissettiğini ve bu yetersizlik duygusuyla baş etmeye çalıştıklarını söyler. Bu yüzden bir arayış söz konusudur. Aslında yetersizlik duygusunun motivasyon sağlar. Eğer ki kişiler doğum sırası nedeniyle aşağılık kompleksi yaşarsa uyumsuz kişilik özellikleri ortaya çıkar. Bu yüzden doğum sırasının kişiliğe etkiler önemli bir konu olarak dikkatimizi çeker.

Adler;

  • Kişinin ait olduğu sosyal gruba göre çevreyi yorumlamasına,
  • Çevre ve genetiğin etkileşimine
  • Bunların davranışa etkisine dikkat çeker.

Kişinin ilk karşılaştığı grup ailesidir. Bu yüzden aile üyeleriyle bir mücadeleye girer. Böylece üstünlük ve güç arzusu elde etmeye çalışır. Bu yüzden kardeşlerle olan ilişki kişinin hayatına ve özel yaşantısına da direkt olarak etki eder.

Doğum Sırası ve Psikoloji

Doğum sırası ve psikoloji ilişkisi özellikle ilgimizi çekiyor. Bu yüzden Adler’in kardeş konumu kuramını incelememiz gerekir. Her çocuğun aile içindeki deneyimi farklıdır. Kendimizden de biliriz. Aile üyeleriyle her çocuğun kurduğu ilişki farklı gelir gözümüze. Bu yüzden her bireyin aile içinde farklı bir konumu vardır. Bu nedenle hiçbir çocuk için koşullar eşit ya da benzer olmaz. Çocuklar ise ön plana çıkmak için farklı kişilik özellikleri ortaya koyar. Birisi çok sakinken diğeri daha girişken olur. Böylece çocuk aile içerisinde kendisine en rahat ve ideal konumu bulur. Böylece kardeşler arasındaki çatışma da azalır. Çünkü her çocuk kendisine özel bir güvenli alan inşa eder.  

Adler Doğum Sırası Neden Önemlidir?

Adler, bir kardeşten büyük ya da küçük olmanın farklı ebeveyn tutumlarıyla karşılaşılmasında etkili olduğunu ifade etmektedir. Çünkü ebeveynler de her çocuktan sonra farklı bir beceri öğrenirler. Bu yüzden çocuklarına karşı yaklaşımları da farklı olmaktadır. Bu farklılık bazen olumlu yönde gelişirken bazen ise olumsuz yönde seyreder. Bu durum ailenin içinde bulunduğu koşullarla da yakından ilgilidir. Çocukların ailedeki konumlarına göre davranışları nasıl anlamlandırdıkları da oldukça önemlidir. Çünkü algılar hepimizin bildiği gibi özneldir, yani kişiye özeldir. Her ne kadar sosyal çevre etkili olsa da doğum sırasına göre bazı benzer özelliklerin de ortaya çıktığı görülmüştür. Adler dört farklı doğum sırası olduğunu ifade eder; ilk çocuk, ikinci çocuk ( ya da ortanca çocuk ), tek çocuk ve küçük çocuk. Gelin çocukların doğum sıralarına bir göz atalım. Bakalım doğum sırasının kişiliğe etkileri nasıl açıklanmış.

İlk Çocuğun Kişilik Özellikleri Nelerdir?

Adler, ilk çocuğun belirli bir süre boyunca ailede tek olmasına dikkat çeker. Bunun imrenilecek bir durum olduğunu ifade eder. Çünkü ilk çocuk için ebeveynler genelde her şeyin en doğrusunu yapmaya çalışır. Bu yüzden tamamen çocuklarına odaklanır. Odağın tamamen çocukta olması ise çocuğun ilgi merkezi olmasına yardımcı olur. Bu bölünmemiş ilgi ise ikinci çocuk dünyaya gelene kadar devam eder. İkinci çocuk dünyaya geldiğinde ilk çocuk bir süre süreci anlamlandıramaz. Dünyayı algılayış biçimi bir süre sonra değişir. Bu tür durumlarda tahtından indirildiğini düşünür. Hatta kardeş kıskançlığı da bazen ortaya çıkar. İlk çocuk için doğum sırasının kişiliğe etkileri bu şekildedir. Ancak daha detaylı okuma yapmakta fayda var. 🙂

Eyvah Kardeşim Doğdu!

Bir süre önce etrafında pervane olan anne baba artık başka bir kişiyle daha ilgilenir. Otomatik olarak bölünen ilgi çocuğu da rahatsız eder. Çünkü yeni gelen kardeş bir rakiptir, çocuğun hayatındaki en önemli varlık olan ebeveynlerini artık onunla paylaşmak zorundadır. Bu değişim ilk çocukları aslında derinden etkiler. Her ne kadar mücadele etse de ilk başlardaki ilgiyi tekrardan kendisine çekemeyeceğini fark edecektir. Bu tür durumlarda genelde aileye karşı öfkeli , saldırgan davranacaktır. Ancak bu tür davranışlar ortaya çıktığında aile ya görmezden gelecek ya da çocuğu cezalandıracaktır. Bu durum ise çocuğu daha fazla yaralayacaktır. Bu yüzden Adler ilk çocuğun ilerleyen dönemlerde tutucu, gücü seven, liderliğe yatkın bir role bürüneceğini ifade eder. Aileye sonradan katılan bireyler de ilginin bölünmesinden dolayı acı yaşarlar ancak hiçbir acı ilk çocuğun acısı kadar büyük olmaz. Çünkü diğer çocuklar sevgi ve ilgiye tek başına sahip olmanın ne demek olduğunu bilemeyeceklerdir. Doğum sırasının kişiliğe etkiler bu şekilde devam eder.

İkinci Çocuğun Kişilik Özellikleri Nelerdir?

Adler, ikinci çocuğu değerlendirirken anne ve babanın sevgisini doğduğu andan itibaren paylaştığının farkında olduğunu ifade eder. Bu yüzden ikinci çocuğun daha sosyal olacağını, sosyalleşmesinin birinci çocuğa göre daha yüksek olacağını ifade eder. Diğer taraftan ikinci çocuk dünyaya geldiğin ilk andan itibaren bir rakiple mücadele içinde olacaktır. Bu durum bir yandan çocuğu güçlendirecektir. Çünkü mücadele etmek zorunda olması ikinci çocuğun gelişiminin daha hızlı olmasına yardımcı olacaktır. Bu yüzden ikinci çocuk ilk çocuğa göre daha erken yürümeye, yazmaya ya da konuşmaya başlar. İkinci çocuk ilk çocukla mücadele ettiği için sürekli olarak bir yarış içinde olduğunun farkındadır. Bu durum ikinci çocuğun daha azimli, hırslı, yarışmacı olmasına yardımcı olacaktır. Bu tür duygular ikinci çocuğun daha başarılı olmasına katkı sağlar. Bu yarış arzusu ve hırsı çocukların kendilerine gerçekçi hedefler koymamasına ve bazen hayal kırıklığı yaşamasına da neden olur. Diğer doğum sırasının kişiliğe etkileri nelerdir onu daha detaylı bakalım.

Doğum Sırasına Göre Kişilik Özellikleri

Ebeveynlerin doğum sırasına göre çocuklardan beklentileri vardır. Bunları şöyle ele alalım;

  • İlk çocuktan daha fazla beklenti içinde olurlar.
  • İlk çocuğa yönelik daha pozitif beyanları vardır.
  • Birinci çocuk daha dışadönük tanımlanır.
  • Şımartılmamış ve uyumlu değerlendirilir.
  • Küçük çocukları dost canlısı olarak tanımlar.
  • İlk çocuklar ciddi, duyarlı, sorumlu, endişeli ve yetişkin odaklı
  • Son doğan çocuklar bağımsız neşeli ve isyankar olarak görülür.

Doğum sırasının kişiliğe etkileri kardeşlerle de birebir ilgilidir. Bu yüzden en küçük çocuk, tek çocuk, ikinci çocuk, diğer çocuklar gibi başlıkları ele almamız gerekir. Doğum sırasının kişiliğe etkilerini şu an için iki çocuk üzerinden değerlendireceğiz. Beraber göz atalım;

En Küçük Çocuk – Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri

Aile son olarak katılan çocuğun durumu diğer çocuklara göre daha farklı ve özgündür. Aile içinde her çocuğun arkasında olan bir çocuk vardır ancak en küçük çocuğun arkasından gelen birisi yoktur. Deyim yerindeyse her çocuk bir şekilde tahttan indirilecektir ancak en küçük çocuğun tahtı her zaman sağlamdır. En küçük olması sadece ebeveynlerinin değil diğer aile üyelerinin de ilgisini çekmesine yardımcı olacaktır. Ailenin parlayan yıldızı olacaktır.

Her ne olursa olsun en küçük çocuk her zaman ailenin “ en küçüğü “ olacaktır. Önünde çok rakip olmasından dolayı en küçük çocuk bazı durumlarda yetersizlik hisseder. Bağımlı olduğunu hisseder. Ancak bu tür rakiplerin fazla olması mücadeleci tarafını daha fazla geliştirir. Karşılaştığı zorluklarla baş etmek için farklı farklı girişimlerde bulunacaktır. Bu gelişim bir süre sonra diğer kardeşleri geride bırakarak en öne geçmesini de sağlayacaktır. Boynuz kulağı geçer sözü aslında en küçük çocuklar için geçerli olan bir sözdür. Ancak yine de en küçük olmasından dolayı bağımsızlık konusunda problem yaşar. Tabii ki bunlar kesin şeyler değildir.

O yüzden her kardeş sıralamasını aile dinamikleri içerisinde ele almak gerek. Doğum sırasının kişiliğe etkileri mutlak doğrular değildir. Bunu da unutmamak gerek.

Tek Çocuk – Doğum Sırasının Kişiliğe Etkileri

Tek çocuk kendisiyle rakip olacak bir kardeşe sahip değildir. Bu yüzden tamamen özgün bir pozisyona sahiptir. Bazı zamanlarda anne babanın çocuğu şımartan tutumu ortaya çıkar. Aile içerisinde yarışacak bir kardeşe sahip olmayan çocuk genelde babayla yarış içine girer. Anne çocuğunu kaybetme korkusuyla üstüne daha çok titreyerek korumacı bir ruh haline girer. Bu durum çocuğun anneyi aşırı kabullenmesine neden olur. Ayrıca babasını reddetmesine de neden olabilir. Bu durumda aslında Adler Freud’un odipus kompleksine de göz kırpmaktadır.

Bağımlılık ve benmerkezci tutum tek çocukların en önemli özelliğindendir. Diğer taraftan ise tek çocuk bir kardeşi olacak düşüncesiyle kaygı içinde yaşar. Çünkü ailenin var olan ilgisinin ve sevgisinin her zaman kendi üzerinde olmasını ister. Çocuklukta ilgi ve sevginin hepsine sahip olan çocuk yetişkinlik döneminde de ilgi ve sevginin kendisinde olmasını isteyecektir. Ancak ilgi ve sevgi merkezi olamadığını fark ettiğinde hayal kırıklığı yaşayacaktır. Bu durum ise akranlarıyla problem yaşamasına neden olabilir. Doğum sırasının kişiliğe etkileri konusunu kısaca bu şekilde ifade edebiliriz.

Doğum Sırası Özellikleri Değişir mi?

Genellikle bu tanımları okuyan kişiler bu özelliklerin katı ve keskin çizgilerle belirlendiğini düşünebilir. Unutulmamalıdır ki kişiliğin oluşumunda sosyal çevre, genetik, yakınsak gelişim alanı, aile tutumları gibi pek çok farklı durum etkilidir. Bu yüzden önemli olan doğum sırası değil ebeveyn tutumu ve çocuğun bu süreci anlamlandırma biçimidir. Doğumların arasında uzun sürelerin olması her çocuğun farklı bir özellik geliştirmesine de neden olabilir. Bu tür durumlarda her çocukta tek çocuk özellikleri de görülebilir. Adler bu durumla ilgili kardeşler arasında üç yaş fark olmasının ideal olduğunu ifade etmektedir. Üç yaşına girmiş çocuğun bilişsel anlamda kardeş tanımının farkında olacağını söylemektedir. Doğum sırası kişilik özellikleri yaşam içerisinde değişime uğrar. Bu yüzden burada okuduklarınızı yasa olarak kabul etmeyin 🙂

Doğum Sırası Nedir

Doğum sırası aslında kardeş sıralamasıdır. Adler, çocukların doğum sıralarına göre farklı kişilik özellikleri sergilediğini ifade eder. Burada ise kardeşlerin birbirlerini gözlemleyerek ona göre kişilik örüntüsü geliştirdiğini ifade eder. Basit olarak ifade etmemiz gerekirse; ilk çocuk çok sakinse ikinci çocuk biraz daha hareketli olur. Çünkü ikinci çocuk da çok sakin olursa kardeşiyle çok daha başka alanlarda da mücadele etmesi gerekir. Bu yüzden ilk çocuğun tam zıttı özellikleri sergiler. Böylece ilgiyi daha kolay şekilde üstüne çeker. Üçüncü çocuk ise diğer iki kardeşe nazaran daha farklı özellikler gösterir. Tüm bu özellikler aslında bütünün bir parçasıdır. Her çocuk bu tür gözlemlerle kendi kişiliğini oluşturur. Kişilik Nasıl Oluşur yazımızı da mutlaka okuyun.

Doğum sırasının kişiliğe etkileri kardeş kıskançlığını da ortaya çıkarır. Bununla ilgili yazımızı da mutlaka okumanızı öneririz.

online terapi alabilirsiniz.

Benzer Makaleler

kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi üçüncü dalga davranışçı terapiler arasında yer alır. Bireyin çocukluk yaşantılarına, çevresine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir