Savunma Mekanizmaları Nedir?
Savunma Mekanizmaları Nedir?

Savunma Mekanizmaları Nedir?

Savunma mekanizmaları Freud’un yapmış olduğu çalışmalara dayanmaktadır. Freud egonun zorlandığı anlarda hem idin arzularını yerine getirmekle hem de dış dünyanın nesnel gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kaldığını ifade etmektedir. Bunları yerine getirirken bir de süperegonun bazı ahlaki değerlerine ve katı kısıtlamalarına da ayak uydurmak zorundadır. Bu tür durumlarla karşılaşınca kişi savunma mekanizmalarıyla bu durumları göz ardı edebilmektedir. Ego karşılaşmış olduğu durumlara kaygı ile karşılık vermektedir. Kaygı ise gerçek kaygı, nevrotik kaygı ve ahlaki kaygı olmak üzere üç kısımdadır. Kaygının detaylarına inmeden savunma mekanizmalarını ele almak daha faydalı olacaktır.

Savunma Mekanizmaları Ne İşe Yarar?

Savunma mekanizmaları karşılaşılan kaygı durumlarıyla daha kolay baş etmemize yardımcı olan içsel bir süreçtir. Bu dürtülerin uygun zaman ve uygun yerde tatmin edilmesi gerekmektedir. Ego; id ve ego tarafından gelen tehditlerle baş eder. Diğer yandan dışarıdan gelen tehditleri engellerle baş ede. Kaygıyı azaltmak amacıyla savunma mekanizmalarını kullanır.

Savunma mekanizmaları bilinçdışı bir şekilde meydana gelir. Kişi bu savunma mekanizmalarını kullanırken kullandığı baş etme süreçlerinin farkında değildir. Diğer yandan ise bu baş etme becerileri aldatıcıdır. Kişinin kaygı durumuyla baş etmesi için gerçekçi durumu ortadan kaldırır, yapay bir ortam oluşturur. Genel olarak ise bu mekanizmalar tek başına değil ikili üçlü şekilde ortaya çıkar. Kısaca kişi kendisini kaygıdan korumak amacıyla bu mekanizmaları aktifleştirir.

Savunma Mekanizmaları Nelerdir?

Savunma mekanizmaları farklı farklı isimlerle ifade edilmektedir. Ancak en etkili savunma mekanizmalarını ele alacak olursak bastırma, yansıtma, yer değiştirme, akla uydurma, karşıt tepki geliştirme, gerileme, yüceltme, yadsıma, düş kurma, özdeşleşme,, yapma bozma gibi temel başlıklar ortaya çıkar.

Bastırma ( Repression ) Nedir?

Bastırma; en temel savunma mekanizmaları arasında yer alır. Genel olarak unuttuğunu unutmaktır. Kaygı yaratan duygu ve düşüncenin bilinçdışına itilmesi durumudur. Böylece kişi kaygıdan uzaklaşır, tehdit edilen durumun karşısına çıkmasını engeller. Toplumca hoş görülmeyen cinsellik ve saldırganlık dürtüleri bilinçdışına iteriz. Başımızdan geçen rahatsız olayları daha sonra hiç hatırlamayız.

Yansıtma ( Projection )

Kişinin kendisine yönelik duygu , düşünce ve davranışlarını diğer insanlara yöneltmesidir. Böylece kişi kendinde var olan eksiklikler ya da kusurlar için başkalarını suçlar. Öfke duygusu aslında kişinin kendisine yönelik sevgisizliğidir. Bir erkeğin kendisine yakınlık kurmaya çalışan her kişinin kendisini elde etmeye çalıştığını düşünmesi gibi durumlar buna örnektir. Genel olarak yansıtma, bastırma ile birlikte kullanılmaktadır. Böylece kişi kendisine yakıştıramayacağı dürtüleri ve istekleri başkalarına aktarır. Böylece kendi yetersizlikleri ile baş eder. Savunma mekanizmaları arasında sık sık karşımıza çıkar.

Yer Değiştirme ( Displacement )

Yer değiştirme mekanizması da iç güdüsel bir dürtüdür. Davranışlar ya da düşünceler başka kişilere yönelir. Kişi kendisine yönelik kaygı yaratan duygu ve davranışları karşısına yönlendirir. Babasından şiddet gören bir çocuğun bu şiddeti ve öfkeyi kardeşine ya da evcil hayvana yöneltmesi bu duruma örnektir. Genellikle öfke ve saldırganlık olarak ortaya çıkar.

Akla Uydurma ( Rationalization )

Akla uydurma ya da gerçeğe bürünme ya da mantığa bürünme olarak da tanımlanır. Savunma mekanizmaları arasında önemli bir yeri vardır. Kişi var olan durumu mantığına uygun hale getirir. Böylece kişi benlik saygısını korumaya çalışır. Bu noktada kendisine ya da duruma yönelik haklı ve makul sebepler sunmaya çalışır. Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der deyimi de aslında bu durumu kısaca özetler. İlişki kurmakta zorlanan bir kişinin “ben yalnızlığı seviyorum, yalnız kalmak bana iyi geliyor” cümlesi mantığa bürünmenin bir ifadesidir. Unutmamak gerekir ki bazen kişiler gerçekten yalnız kalmayı da sever.

Karşıt Tepki Geliştirme ( Reaction Formation )

Ego, bazı durumlarda yasaklanan davranışların, düşüncelerin ya da duyguların tam karşıtını ifade ederek, ortaya koyarak kendisini korumaya çalışabilir. Anna Freud bu durumu “tersine inanma” olarak ifade etmektedir. Bastırılmış cinsel dürtülerin yüksek düzeyde ahlak anlayışıyla ortaya çıkması, özünde saldırgan ve dürtüsel olan birinin sevgi dolu davranması gibi durumlar buna örnek gösterilebilir.

Burada karşıt tepki geliştirme ile normal tepki arasındaki farkı bilmek gerekir. Bazen gerçekten kişiler ahlaki olarak kendilerini ifade edebilir. Bu noktada insan haklarıyla ilgili her eyleme katılan, insan haklarıyla ilgili mücadelesini devam ettiren birine “insanlığın sonunu getirmek istediği için bunları ortaya koyuyor” demek pek uygun bir cümle olmaz. O yüzden savunma mekanizmalarının ne şekilde ortaya çıktığı, yaşamı nasıl etkilediği, nelere sebep olduğu bu konuda oldukça önemlidir.

Savunma mekanizmalarıyla ilgili sıradaki bloğu buradan okuyabilirsiniz.

Benzer Makaleler

kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi üçüncü dalga davranışçı terapiler arasında yer alır. Bireyin çocukluk yaşantılarına, çevresine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir