Psikanalizde Kullanılan Teknikler
Psikanalizde Kullanılan Teknikler

Psikanalizde Kullanılan Teknikler

Pskianalizde kullanılan teknikler terapi sürecinde gerekli yerlerde kullanılır. Terapistler yapmış oldukları terapilerde kendilerine uygun gördükleri, eğitimini aldıkları terapi ekollerini benimserler. Bu ekoller genellikle lisans ya da yüksek lisans dönemlerinde belirlenir. Ardından yapılan seanslarla ve alınan süpervizyonlarla kalıcı hale gelir. Takip edilen ekoller psikolog ya da psikolojik danışmanın danışanla oturumlarda takip ettiği terapi yöntemidir. Bu yüzden psikanalizde kullanılan teknikler danışanın takip ettiği modelle birebir ilgilidir.

Psikanalizde kullanılan teknikler danışanla oturumlara başlandıktan sonra danışanın içgörü kazanmasını hedefler. Danışanın farkındalığının artması, ortaya çıkan belirtilerin ne anlama geldiğini fark etmesini sağlar. Psikanalizde kullanılan teknikler danışanın gizli duygularının dışa çıkmasına yardım eder. Böylece danışan bilişsel ve duygusal anlamda fark ettiği durumları daha anlamlı hale getirecektir.

Psikanalizde Kullanılan Teknikler Nelerdir?

Psikoterapide kullanılan teknikler birkaç başlıkta ele alınır. Analitik bakış açısını devam ettirmek, serbest çağrışım, yorum, rüya analizi, direnç analizi, transferans olarak ele alabiliriz. Gelin bu tekniklerin ne anlama geldiğini daha detaylı bir şekilde inceleyelim.

Analitik Bakış Açısını Devam Ettirmek

Psikanalitik yaklaşım, terapinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için analitik bir bakış açısı oluşturulmasını söyler. Analitik bakış açısı bizi sonuca daha kolay götürecektir. Bu durumun terapi sürecinde devam ettirilmesini önemlidir. Analitik yapıda asıl amaç terapistin çok etkin olmamasıdır. Danışanın oturumlara düzenli devam etmesi birincil koşuldur. Oturumların sürekli olması, oturumlara zamanında katılım sağlanması ve sürenin verimli kullanılması gibi durumları ifade eder. Bu noktada analitik bakış açısına göre devamlılık iyileşmenin en önemli sembolüdür. Nasıl ki bebek gün içerisinde gerekli anlarda yemek yemek istiyorsa, altının temizlenmesini istiyorsa terapi süreci de bu şekilde düzen içerisinde devam etmelidir.

Terapide var olan aksaklıklar analitik bakış açısına zarar verir. Analitik bakış açısının zedeleneceği durumlar ise şunlardır. Terapide aksaklıklar söz konusu olursa psikanalitik bakış açısı zarar görür. Danışan uzun süreler boyunca oturuma ara veriyorsa, ücrette bir değişiklik söz konusuysa süreç sekteye uğrar. Ayrıca oturumun yapıldığı yer değiştiriliyorsa bu durum da analitik bakış açısını zedeler.

Serbest Çağrışım

Serbest çağrışım, terapi anında danışana saçma, gereksiz, önemsiz, mantıksız her ne olursa olsun dile getirilmesi durumudur. Bu noktada terapist danışanı aklına gelen her şeyi ifade etmesi amacıyla cesaretlendirir. Kişinin zihnini serbest bırakması serbest çağrışımı psikanaliz için önemli bir teknik haline getirmiştir. Serbest çağrışımın  kullanılmasının bir diğer önemli sebebi ise danışanın ortaya koymuş olduğu direncin serbest çağrışımla daha kolay aşılmasıdır. Bazı durumlarda danışan hayat öyküsüne yönelik bilgi vermek istemeyebilir. Bu tür durumlarda serbest çağrışım tekniği, danışanın bilinçaltı öyküsüne ait bilgi verebilir. Bu teknik genellikle kişinin geçmiş yaşantısında ortaya çıkan ve danışanı etkileyen duyguların açığa çıkmasına yardımcı olur.

Terapist ; serbest çağrışım anında söylenen sadece yüzeysel anlamını değil altında yatan asıl ifadeyi de anlamaya çalışır. Böylece saklı anlamın ne olduğu fark edildiğinde danışanın terapiye getirdiği konuyu daha farklı anlamaya başlarız. Bu yüzden terapi anında söylenen sözleri sadece “bir söz” olarak değerlendiremeyiz. Bazen danışanların dil sürçmeleri içsel anlamda yaşadıkları bir çatışmanın belirtisi olur. Bu yüzden terapide söylenen her söz üçüncü bir kulakla dinlenilir.

Yorumlama

Terapist; seans anında serbest çağrışımla, rüyalarla , dirençlerle ortaya çıkan davranışların asıl anlamını yorumlayıp danışana aktarır. Gerektiği yerlerde danışana bu anlamları açıklar ve öğretir. Yorumlama yoluyla danışanın bilinçdışında yer alan düşünceler daha kolay şekilde bilinç düzeyine çıkacaktır. Yorumlama; danışanın geçmiş yaşam öyküsünün şimdi ve buradaya etkisini ortaya koyar. Böylece var olan davranışlar ya da düşünceler anlamlı hale gelir.

Oturumda her an yorumlama yapmak risk teşkil eder. Bu yüzden yorumlama yapılmadan önce terapist danışanın bu yorumlama için uygun olup olmadığını, hazır olup olmadığını kontrol etmeli ve uygun zamanı beklemelidir. Bu yüzden yorumun yapıldığı zaman son derece önemlidir. Diğer bir dikkat edilmesi gerekilen nokta ise yorumlamanın öncelikle yüzeysel olarak başlaması, danışanın gidebildiği yere kadar derinleştirilmesidir.

Rüyaların Analizi – Psikanalizde Kullanılan Teknikler

Psikanalitik kuramda rüya analiziyle ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Rüyalar; danışanların henüz çözemediği bazı duygularına yönelik içgörü kazanmasına yardımcı olur. Rüya anında kişinin savunma mekanizmaları en aza indiği için baskılanmış dürtüler daha kolay şekilde bilinç düzeyine çıkar. Bilinç düzeyine çıkan arzular, gereksinimler ya da düşünceler bilinçdışının rahat bir şekilde bilinç düzeyine çıkmasına yardımcı olur. Freud rüyalar için bilinçaltına giden kraliyet yolu tanımını kullanır. Danışanlar; başkaları tarafından kolay kolay kabul edilmeyecek duygularını ve düşüncelerini rüyalar aracılığıyla çok kolay ifade eder. Rüyalarda gizli içerik ve açık içerik olmak üzere iki içerik vardır. Gizli içerik; bilinçaltını ifade eden sembolik dürtü, istek ve korkulardan oluşur. Gizli içeriği açık içeriğe çevirmek rüya analizinin birincil görevidir.

Oturum anında rüya analizi yapılırken terapistler danışanlardan rüyalarına yönelik serbest çağrışım yapmalarını isterler. Böylece iki tekniği de aynı anda kullanılır. Danışanın baskılamış olduğu düşünceler su yüzüne yani bilinç seviyesine çıkacaktır.

Direncin Analizi

Psikanalizde terapötik ilişkiyi engelleyen unsurlardan biri ise dirençtir. Direnç; terapide terapötik ilişkiyi engelleyen, bilinçaltında var olan düşüncenin ortaya çıkmasına engel olan, değişimin önünde engel olarak duran, düşünce ve duyguların ortaya çıkmasına engel olan bilinçli ya da bilinçdışı davranışları ifade eder. Direnç ortaya çıktığında direncin analiz edilmesi gerekir. Böylece değişimin önünde var olan en büyük engel ortadan kalkar. Bu yüzden terapist oturumlarda bir direnç fark ettiğinde bu durumu danışanla konuşur, danışanın direnç uygulamasına neden olan durumları yansıtır ve yorumlar. Direnç analizi danışanın daha mutlu bir hayat yaşaması ve kaygısıyla daha kolay baş etmesine yardımcı olur.

Transferansın Analizi

Transferans; danışanın öncek ilişkilerinde ortaya çıkan duygu ve düşüncelerini terapiste yönlendirmesidir. Danışan terapi anında psikolog ya da psikolojik danışmanı hayatındaki bir kişiyle birlikte değerlendirirse kendisini ifade etmekte problemler yaşayabilir. Örneğin; terapistle babası arasında bir ilişki kuran bir danışan eğer ki babasına karşı kendisini ifade etmekte zorluk çekiyorsa, terapiste karşı da kendisini ifade etmekte zorlanır. Bu yüzden transferansın analizi danışanın kendisini daha açık ve olumlu şekilde yorumlanması için önemli bir tekniktir. Böylece danışanın sahip olmuş olduğu davranışlar yavaş yavaş ortaya çıkar ve değişim için uygun bir hale gelir. Transferansın analizi psikoterapide kullanılan en önemli tekniklerden biridir. Danışanın eski ilişkilerine dair yaşadığı duygusal çatışmaların çözümlenmesi hedeflenir. Terapi transferansın ortaya çıkması olumsuz bir durum değildir. Ancak transferans çözümlenmezse terapide ilerleme de çok düşük seviyede olur.

Kendinizle ilgili ya da kullanılan tekniklerle ilgili uzmana sor sayfasını ziyaret edebilir ve merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

Benzer Makaleler

kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi üçüncü dalga davranışçı terapiler arasında yer alır. Bireyin çocukluk yaşantılarına, çevresine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir