Aşk Nedir?
Aşk Nedir?

Aşk Nedir?

Aşk nedir sorusuna farklı şekilde cevap veririz. Aşk kavramı pek çok farklı tanımla karşımıza çıkmaktadır. Cafer Tiryaki aşk nedir tanımını kadın ve erkek üzerinden yapmıştır. Aşkın kadın ve erkeği birbirine bağlayan bir dem olarak ifade etmiştir. Diğer bir açıdan aşk karşımızdaki kişiyi daha iyi anlamamıza yardımcı olan, içimizde hissetmemize yardım eden, uyum yakalanmasına destek olan bir duygu bütünü olarak ifade edilmektedir.  Peki bilimsel anlamda aşk nedir, nasıl aşık olunur? Aşk sadece bölgesel olarak ortaya çıkmaz, insanın olduğu her yerde aşk vardır. Simonnet ve Courtin ise aşk duygu, evlilik cinsellik isterseniz ise çocuk doğurma olarak ifade etmiştir. Böylece modern aile kavramı da ortaya çıkmıştır.

Romantik Aşk Nedir?

Romantik aşkı yıldırım aşkı olarak da ifade ederiz. Bu tür ilişkilerde cinsel çekimin yanı sıra fiziksel çekim de önemlidir. Kişinin fiziksel imajı da ona aşık olunmasında önem arz eder.

Zaman Geçirme Aşkı Nedir?

Zaman geçirme aşkında duygular yoğun olarak gerçekleşmez. Buradaki ilişki bağlayıcı değildir. Kıskançlık her ne kadar olması gereken bir duygu olmasa bile bu tür zaman geçirme aşklarında genellikle kıskançlık hiç ortaya çıkmaz. İlişkiyi bir oyun olarak ifade eder. Arada sırada görüşerek zaman geçirir.

Kalıcı Aşk Nedir?

Kalıcı aşk tutkudan ziyade şefkatin ortaya çıktığı aşktır. Yavaş ilerler ve dostluk temelinde gelişir.

Postmodernizmin hayatımızda yer almasından sonra aşk tanımında da bireysel farklılıklar ortaya çıkmıştır. Burada aşkın ve aşkı yaşama biçiminin kişiden kişiye göre değişiminin de ortaya çıktığını anlarız. Bu noktada ise aşkın geçici olduğu ifade edilmektedir.

Aşk Nasıl Ortaya Çıktı? Nasıl Fark Edildi?

Avcı ve toplayıcı toplumlarda sürekli yürüyen ve bir arayış içinde olan insanlar bir gün tarımı, hayvancılığı, köyleri keşfetti. Bu tür durumlarda ise toplumsal bir iş bölümü de ortaya çıktı. Özel mülkiyet, mücadele, savaş, iktidar, hiyerarşi vs… Önceden toplumlarda erkekler kadınlarla en fazla üç gün vakit geçirirlerdi, bu üç günlük beraberlik onların birbirlerini daha kolay tanımlarına yardımcı oluyordu. Böylece birbirlerini seçmeden ya da tercih etmeden önce özelliklerini de görmüş oluyorlardı. Böylece kadın meta olarak algılanmaktan çıktı. Bundan ziyade ortak bir paydada buluşulacak bir insan olarak görülmesi de oldukça önemli bir konu oldu. Malların sahipliği üzerine başlatılan sözleşmeler bir süre sonra insan ilişkileri için de geçerli olmaya başladı. Böylece kadın ve erkek ilişkilerine bir sınır çizdi. Kadın ve erkeğin rolleri daha farklı hale geldi. Dinlerin ortaya çıkmasıyla arzu günah oldu. Bu durum ise cinselliğin bastırılmasına neden oldu.

Saraya Karşı Aşk Nedir?

Saray Aşkı erkeğin idealize edilmiş soylu kadın figürüne karşı kendisini adamasını ifade eder. Bunun altında ise erkeğin soylu kadına saygı duyması ve tam sadakat ile bağlanması yatar. Saray aşkı; aşıkların birbiriyle evlenmemesi gerektiğini ve aşklarının gizli kalması gerektiğine inanmaktaydılar.

Ardından ise 18.yy’da insanlar birbirlerine cinsel arzularını ifade ederken “seni arzuluyorum” demektense “seni seviyorum” demeye başladı. Bu sevginin altında aslında arzu yer alır. 19.yy’da ise aşk cinsellikle kaplandı. Sanayileşmenin başlatmış olduğu tüketim arzusu aşkı da tüketmeye göz dikmişti. 1.Dünya Savaşı’ndan önceki yıllar aşk için bir altın çağdır. Fransız erkeklerini son nefeslerinde, canlarını teslim ederken bile kadını düşünmüştür. Bu ise dünya tarafından kıskanılır bir durum haline geldi.

Kadın ve Erkek Nasıl Aşık Olur?

Kadınların ve erkeklerin aşkı değerlendirme biçimlerinin farklıdır. Bu yüzden her iki cinsiyetin de aşkı farkı tanımlar.

Ayala Pines; kadının erkeğin başarısını, erkeğin ise kadının gençliğini ve güzelliğini sevdiğini ifade etmiştir. Erkeklerin aşkı cinsellik merkezi, kadınların ise aşkı güven ve refahın merkezi, sevginin ifadesi olarak gördüklerini ifade etmektedir. Yapılan bir çalışma şunu ifade eder. Kadınlar daha çok görülebilir somut şeyler arar. Erkekler ise görünenin arkasında yatan şeyleri aramaya çalışır.

Seviyorum ve Kıskanıyorum

Cinsiyetlerin aşka bakış açılarını konuşmuşken, aşkın içerisinde çıkan kıskançlık kavramından da bahsetmek gerekir. Yapılan çalışmalara kadınların duygusal aldatılmayı, erkeklerin ise cinsel aldatmayı sorun olarak gördükleri ifade edilmiştir. Erkeklere göre kadının başka bir erkekle cinsel ilişki yaşaması çok kötü bir durumdur. Kadınlar ise erkeklerin duygu olmadan seks yapmalarını normal olarak gördüklerini, duygusal olarak aldatılmanın ise kendilerini daha fazla rahatsız edeceklerini ifade etmişlerdir. Böylece kadın ve erkeklerin de aşka ve kıskançlığa bakış açısı ortaya çıkmıştır.

Pines, kadının erkek olmadan yaşadığı yalnızlığı kadının doğasına bağlamaktadır. Fobiler, kadının yüzyıllar boyunca yaşadığı toplumsal baskılar nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu noktada kadınlar aşık olurken aslında güven duygusunu daha ön plana çıkartma eğilimindedirler. Bu yüzden aşkı kadının erkekten daha yoğun şekilde yaşadığını ifade edebiliriz.

Kadın Kendini Sever mi?

Kadının öncelikle kendisini sevmesi gerektiği ifade edilmektedir. Çünkü kadın özgürlüğüne düşkündür. Özgürlüğüne düşkün kadın kime aşık olacağına da kendisi karar verir. Böylece kendisini bazen daha bağımlı hale getirir bazen ise bağımlılıktan kurtarır. Çünkü kadın yeri geldiğinde erkeğe karşı aşkını köreltir. Çünkü bu kadının özgür yapısında vardır. Aşkı yaşamalarındaki özgürlüklerini fark ettiklerinde kadınların erkeklere olan bağımlılığı da azalmıştır. Böylece postmodernizim ile aşka olan bakış açısında da değişimler ortaya çıkmıştır.

Aşka Kim Daha Sadıktır?

Kadın açısından aşka bakıldığında kadın aşka ve aşkına daha sadıktır. Kadınlar aşkı daha rahat ve kolay anlamlandırırken, erkeklerin aşkı anlamlandırmasının da zor olduğu ifade edilmektedir.

Aşk Acısı Nasıl Biter?

Aşkın kaybedilmesi ilgi ve sevginin de elden kayıp gitmesi demektir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi en temelde ise hazzın kaybedilmesidir. Bu tür durumlarda hazzın sizden gitmesi bir kaygı durumunu tetiklemektedir. Aşk acısının yaşanması da bu yüzden önemlidir. Yasla benzer tepkiler verildiği için ayrılık sürecinden sonra da online psikolog ya da psikolojik danışmanlardan online terapi almanın etkisi oldukça fazladır. Partnerinize dair hayallerinizi, hayal kırıklıklarınızı, üzüntülerinizi ve sevinçlerinizi paylaşmak sizin ayrılık sürecinizi yani aşk acınızı hafifletecektir.

Seven insan kıskanır mı yazımızı mutlaka okuyun.

Benzer Makaleler

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri farklı farklı başlıklarla karşımıza çıkar. Ayrılık sadece eşler arasında gerçekleşmez. Bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir