Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Bağımlı Kişilik Bozukluğu C kümesi kişilik bozuklukları arasında yer alır. Bağımlı Kişilik Bozukluğu yetişkin bireylerin kendi hayatlarına yönelik karar veremez. Yaşamları için gerekli sorumlulukları yerine getiremez. Bireysel olarak yapmaları gereken konularda adım atamaz. Bu noktalarda başkalarından yardım ister. Bağımlı Kişilik Bozukluğu olan kişilerin temel özelliği başkasının bakımına ihtiyaç duymasıdır. Bakımın ortadan kalkma ihtimali kaygılarını çok yükseltir. Bağımlı kişilik bozukluğuna sahip birey için bakımsız ve desteksiz kalmak yaşamın bir sonudur.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu durumuna sahip bireyler kendilerini çevrelerinden yüzeysel anlamda da olsa düşünceli, saygılı, başkalarını düşünen, yardım etmeyi seven, talep ve isteklerinde tutarlı davranan, başkalarına karşı aşırı talepte bulunmadığını düşünen bireyler olarak görürler. Ancak madalyonun diğer yüzü pek de böyle değildir. En temelde kendilerine yönelik güvensizlik ve derin bir yetersizlik duygusu mevcuttur.

Nasıl Fark Edilir?

Bağımlı Kişilik Bozukluğu ’na sahip kişiler genel olarak kendilerini ortaya koymaktan korkarlar. Davranışlarında oldukça nazik ve yumuşakbaşlı davranarak kabul görmeyi hedeflerler. Bu tür davranışlar ise başkalarına sıkı sıkıya yapışmalarını ve kendi güvenlerinin başkaları tarafından sağlanmasına ihtiyaç duydukları yönünde bir izlenim edinmelerine neden olur. Genel anlamda kendilerinin istismar edildiği, suçlandığı ve kullanıldığı bir ilişki içerisinde yer alırlar. İlişkiden kopmak çok zor olduğu için bulundukları ilişki içerisinde kendilerine yönelik yoğun bir utanç, yetersizlik, endişe ve depresif bir ruh hali içindedirler. Genellikle araştırmalarda uyumlu kişiler oldukları ifade edilir. Ancak bazı durumlarda kendilerine zarar verme davranışlarının da ortaya çıkar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Temel Özellikleri Nelerdir?

1- Bağımlı Kişilik Bozukluğu en temelde başkalarının destek ve öğütlerine ihtiyaç duyar. Başkalarından öneri tavsiye almadıkları sürece gün içerisinde yapmak istedikleri şeyleri planlayamazlar. Karar vermek onlar için çok zor olur.

2- En önemli diğer faktör ise sorumluluk almaktır. Kendisinin yerine başkasının sorumluluk almasını ve gerçekleştirmesini isterler. Bu konuda sorumluluğun başkaları tarafından üstlenmesini isterler.

3- Reddedilmek ve dışlanmak da en büyük korkularıdır. O yüzden görüşlerini ifade etmekte zorlanırlar. Eğer ki grup içerisinde katılmadıkları bir görüş varsa reddedileceklerini düşündükleri için görüşlerini ifade edemezler. Görüşlerini ifade ederlerse çevrelerinden görmüş oldukları destekleri kaybedeceklerini düşünürler.

4- Bağımlı Kişilik Bozukluğu tek başlarına bir işe girişemez. Harekete geçmek oldukça zordur.

5- Çevrelerindeki insanların desteklerini korumak ve devam ettirmek adına diğer insanların taleplerini yerine getirmek için adeta varlıklarını ortaya koyarlar. Hoş olmayan talepleri de karşılamakta çekinmezler. Hatta bu tür hoş olmayan şeyleri yapmak için gönüllü bile olabilirler.

6- Kendilerine yönelik yetersizlik algıları yüzünden yalnız kalmak istemezler. Yalnız kalmak kendilerini çok kötü hissetmelerine neden olur. Bu yüzden yalnızlık onları aşırı derecede rahatsız eder.

7- Eğer ki çevresinde destek aldığı bir kaynak kaybolursa hemen yeni bir destek kaynağı ararlar. Böylece kaygılarını dizginlemiş olurlar. Diğer türlü kaygılarıyla baş etmekte zorlanırlar. Destek kaynakları o yüzden kendileri için çok önemlidir.

8- Kendi kendilerine kalmak ve hayatlarına tek başına devam ettirme korkusu sürekli zihinlerinden tekrarlanır. Bu korkuyla sürekli zihinlerinin içinde bir mücadele içindedirler.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Yaygınlığı Nedir?

Genel nüfusta %1.5 ‘tir. Ancak bazı durumlarda yaygınlığının %2.5 olarak da görürüz. Bu kişiler çocukluk dönemlerinde aileleri tarafından oldukça kısıtlanan ve kontrol edilen bir yaşam içerisinde yer almışlardır. Özerk olmaktan ziyade ailelerinin tavsiyeleri ve önerileriyle yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Bu noktada ebeveynlerin kısıtlayıcı ve otoriter tutumları ön plana çıkmaktadır. Kültürel anlamda çocuğun yapması gereke yaşam görevlerinin ailesi tarafından yapılması çocukların bağımlı bir kişilik geliştirmelerine neden olabilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Durumuna Eşlik Eden Hastalıklar Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğuna genel anlamda yeme bozuklukları, anksiyete bozuklukları (sosyal fobi vs) ve somatizasyon bozuklukları eşlik eder. Bu tür durumları ise yaşam öyküsünde var olan fiziksel bir rahatsızlık, ailedeki ebeveynlerin erken yaşta kaybedilmesi ve ayrılması gibi etkenlerin olduğu da belirtimiştir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Tedavi Süreci

Diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi Bağımlı Kişilik Bozukluğu ‘nda da tedavi sürecine karşı bir direnç mevcuttur. Ancak bu konuda terapistle kurulan güven ilişkisi kişinin yaşam sürecini daha olumlu şekilde değiştirmesine ve sorumluluk almasına yardımcı olmaktadır. Çünkü bağımlı kişilik bozukluğuna sahip bireyler kişilerarası ilişkilerdeki iletişim özelliklerinin farkındadırlar. Böylece karşı tarafın söylemek istediğini daha kolay şekilde anlayabilirler.

Bağımlı kişilik bozukluğu durumuna sahip bireyler genel anlamda destek kaynaklarını kaybettiklerinde terapiye başvurur. Çünkü destek kaynakları olmadığında hayatlarına nasıl devam edeceklerini bilemezler. Genel anlamda terapi süreçlerinde bir devamlılık söz konusudur. Eğer ki bir kere terapiye başladıysalar üstlerine düşen sorumluluklarını yerine getirirler. Tabii ki bu devamlılığın da terapist açısından bir anlamı vardır. Terapist oturumlarda kendisine bağımlı hale geldiğini fark ettiğinde bunu mutlaka danışanla konuşur. Böylece süregelen ilişki örüntüsünü farklı bir açıdan da değerlendirme şansı bulacaktır.

A ve B kümesi kişilik bozukluklarına oranla en fazla gelişim ve ilerleme C kümesi kişilik bozukluklarında görülür. Dinamik ve bilişsel davranışçı terapi danışanlar için çok daha faydalı olmaktadır. Terapi sürecine uygun bir şekilde devam etmek kaydıyla yaşamında istendik yönde pek çok davranış değişikliği ortaya koyabilirler.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu için psikolojik destek almak isterseniz sitemizde görev yapan online psikolog ve psikolojik danışmanlardan seans alabilirsiniz. Online terapi yöntemiyle daha fazla sorumluluk almak ve yaşamınızda değişiklik yapmaya başlayabilirsiniz. Genel anlamda oturumların 8-12 oturum devam etmesi gerekmektedir. Ancak ihtiyaca göre bu süreç daha kısa da olabilir bazen 1-2 yılı bulan terapi süreci de gerçekleşebilir.

Değişim için adım atmaya var mısınız?

Benzer Makaleler

psikolojik hastalıklar

Psikolojik Hastalıklar Nelerdir

Psikolojik hastalıklar nelerdir sorusuyla sık sık karşılaşıyoruz. Bu noktada bu soruları duymak ruh sağlığı çalışanları …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir