Doğum Sonrası Depresyon Nedir
Doğum Sonrası Depresyon Nedir

Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum sonrası depresyon yeni doğum yapmış kadınların doğumdan sonra yaşamış oldukları duygu durum bozukluğu olarak ifade edilir. Özellikle doğum sonrası depresyon kişinin hem çevresiyle olan ilişkisini hem de bebeğiyle kuracağı bağlanma stillerini önemli derecede etkilemektedir. Bu noktada doğum sonrası depresyon biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel değerler açısından farklı şekilde ortaya çıkmaktadır. Doğum sonrası depresyona yönelik bilgilendirmenin az olduğu ülkemizde bazı yerlerde sağlık çalışanları bile belirtileri görmekte zorlanır. Tüm bu değişkenler göz önüne alındığında bu süreç anne ile çocuk arasındaki ilişkiyi çalan bir hırsızdır.

Doğum sonrası depresyon yaşayan annelerle yapılan görüşmelerde annelerin bu süreci “hayatta olmaktan korkma, ölüme hazırlık, ölüme ısınma” dönemi olarak ifade ettikleri de belirtilmektedir. DSM Tanı Kriterlerine göre doğumdan sonraki ilk 4 hafta içinde başlayan, doğum ile tetiklenen psikiyatrik bir bozukluk olarak ifade edilmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon Sınıflandırılması  Nasıldır?

Doğum sonrası depresyon üç grupta ele alınır. Bunlar; annelik hüznü, doğum sonu depresyon ve doğum sonu psikozdur. Gelin şimdi bu üç grubu ayrı ayrı ele alalım.

Neden depresyona gireriz yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Annelik Hüznü

Annelik hüznü; Yeni doğum yapan kadınların %50 ile %80’inde görülen bir ruhsal çöküntüdür. Doğumdan sonraki iki hafta içerisinde ortaya çıkan annelik hüznü, özellikle doğumdan sonraki ikinci ve dördündü günler arasında görülür. Annelik hüznü genel anlamda geçici semptomlara sahip olup, belirtilerin bir iki günden başlayıp iki üç haftaya kadar devam ettiği de ifade edilmektedir. Annelik hüznü belirtileri;

Çevreden gelen eleştirilere karşı aşırı duyarlı olma

Aniden gelen ağlama

Bazı zamanlarda ortaya çıkan anksiyete

Kişinin kendisini yorgun hissetmesi, yorgunluktan kaynaklı uykusuzluk gibi durumlarda kendisini gösterir. Annelik hüznü diğer psikolojik rahatsızlıklara göre nispeten daha hafif şekilde yaşanır. Bu noktada bazen semptomlar görülmez. Hafif derecede devam ettiği için bazen müdahale de gerekmez.

Doğum Sonu Depresyon

Doğum sonu depresyonda; çocuk dünyaya geldikten sonraki ilk yıl sürecinde bazı duygular ortaya çıkar. Bunlar kişinin kendisini üzgün, endişeli, umutsuz, yalnız,  çaresiz, panik halde hissetmesidir. Bazı araştırmalarda ise doğumdan sonraki ilk dört hafta içerisinde ortaya çıktığı da ifade edilmektedir.  Doğum sonrası depresyon belirtileri arasında özellikle fiziksel belirtiler ve bedensel yakınmalar ortaya çıkmaktadır. Anne; özellikle kendisini aşırı yorgun hissettiğinden dolayı oldukça acı çektiğini ifade eder. Genel anlamda değersizlik hissetme, anksiyete belirtileri, umutsuzluk ve karamsarlık,   durduk yere ağlamalar, kendisini çocuk bakımında yetersiz ve beceriksiz hissetme, cinsel istek azlığı gibi bazı belirtiler ortaya çıkar.

Doğum Sonrası Psikoz

Doğum sonrası psikoz çok yaygın olmasa bile % 0.1 ile % 0.2 oranındadır. Bazı durumlarda daha sık görülür. Doğum sonrası psikoz belirtilerinin daha çok ortaya çıktığı grup Şizofreni ve Bipolar Kişilik Bozukluğu öyküsü olan kadınlarda daha fazla görülmektedir. Doğumdan sonra ilk 3-6 hafta doğum sonrası psikozun ortaya çıktığı evredir. Bu zaman diliminde kadınlarda duygu durumunda ani değişiklikler ve bazı psikotik belirtiler ortaya çıkar. Bunlar;

Çevreden bazı sesler duyma, kendisine seslenildiğini ya da bazı müzik sesleri gibi

Bazı görseller görme, halüsinasyon

Uykuya dalmakta güçlük ya da uyku bozuklukları

Yoğun bir endişe ve kaygı hali, sinirlilik ve öfke belirtileri

Hızlı şekilde ortaya çıkan yüz hareketleri, jest ve mimikler

Bebekle ilgili kendisini tedirgin edici obsesif düşünceler, bebeğe zarar vermekten korkma vs.

Doğum sonrası psikoz durumunda kişinin kendisine zarar verme ihtimali olasıdır. Bu nedenle doğum sonrası psikoz durumunda tedavi oldukça gereklidir. Bazı durumlarda biyolojik etkenler de ön plana çıkmaktadır. Ancak genel anlamda psikolojik bir durum olarak kabul etmekte ve bu şekilde değerlendirme yapılmaktadır.

Doğum Sonrası Depresyon Görülme Sıklığı

Doğum sonrası depresyonun mizaç bozukluğuyla ilişkisi olduğu bulunmuştur. Mizaç bozukluğunun kadınlarda erkeklere nazaran iki kat daha fazladır. Mizaç bozukluğu olan kadınlarda ise doğum sonu depresyon belirtilerinin %80 daha fazla ortaya çıkar. Kadınlar arasında doğum sonrası depresyonun görülme sıklığı %3 ile %42 arasında değişmektedir.

Dünya genelinde doğum sonrası depresyon görülme sıklığı %10-15 arasında değişir. Ülkemizde ise bu sayı %21 ile %58 arasında değişmektedir. Yapılan başka bir araştırmada ise bu oran %15-30 arasında bulunmuştur.

Risk Faktörleri Nelerdir

Doğum sonrası depresyonun biyolojik, sosyal ve psikolojik faktörleri mevcuttur.

Biyolojik Faktörler

Beyinde yer alan kimyasal maddelerdeki düzensizlik doğum sonrası depresyona neden olabilmektedir. Bunlar; norepinefrin, serotonin, dopamin, asetilkolin ve gaba’dır. Belirtilen nörotransmitter maddelerin dengesiz salınımının doğum sonrası depresyonu tetiklediği ifade edilmektedir.

Sosyal Faktörler

Ebeveyn olmak ve çocuk dünyaya getirmek aslında karar alma sürecinde önemli bir sorumluluk durumunu da ortaya çıkarmaktadır. Hamilelik dönemi, ebeveyn olmak için atılan bir adımdır. Hamilelik süreci bazen planlı şekilde gerçekleştirilirken bazen ise beklenmedik anda ortaya çıkar. Anne olmak ya da annelik süreci , hamilelik dönemine ve anne olmaya uyum sağlama kişinin çevresindeki pek çok faktörden de etkilenmektedir. Aile, kültür, din, sosyal, ekonomik, politik ve entelektüel koşullar kişinin hamilelik ve doğum sürecini oldukça fazla etkilemektedir. Bu noktada toplumsal algılar kadınlar yaşamında mutlaka anne olmasını düşünür. Kadına bu yönde baskı kurar. Bu tür durumlarda anne olmayı tercih etmeyen bir kadın için doğum sonrası süreç sıkıntılı bir süreç haline gelir. Kadın kendisini toplumda ve aile yaşantısında yalnız hisseder.

Psikolojik Faktörler

Doğum sonrası depresyon; doğum yapmış kadının yaşam öyküsü ve evlilik ilişkisiyle de ilgilidir. Kadının kendine yönelik benlik algısı, aile ve çocukların sorumlulukları etkilidir. Diğer yandan zihninde var olan şemalar, baş etme becerileri gibi durumlar doğum sonrası depresyon belirtilerinin de ortaya çıkmasında etkilidir.

Eğer ki çiftler arasında zayıf bir evlilik ilişkisi varsa

Çiftlerin yaşamlarında stresli durumlar çok fazlaysa

Kadının kendisine yönelik algısı düşükse ve zayıfsa

Bedeninde var olan değişimlere karşı algısı farklılaştıysa

Doğumdan önceki dönemde depresyon tanısı aldıysa ya da anksiyete bozukluğu mevcutsa

Aile öyküsünde psikolojik bir rahatsızlık öyküsü mevcutsa

Doğum sonrası depresyon riskinin daha fazla olduğu ifade edilmektedir.

Diğer Faktörler

Doğum sonrası depresyonu etkileyen başka faktörler de söz konusudur. Bunlar ise ; doğum yapan kadının yaşı, eğitim düzeyi, gebelik sürecinin nasıl geçtiği, stresle baş etme becerileri, cinsiyete dayalı bebek beklentisi ya da bebek bakımında kendisini yalnız hissetmesi gibi durumlar etkilidir.

Doğum sonrası depresyon ile ilgili sitemizde görev yapan online psikolog ya da psikolojik danışmanlardan seans alabilir, konuyla ilgili online terapi sürecine başlayabilirsiniz.

Benzer Makaleler

endojen depresyon

Endojen Depresyon

Endojen depresyon diğer adıyla melankolik depresyon alt tipler arasında yer alır. Bedensel belirtilerle ortaya çıkar. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir