kabul ve kararlılık terapisi
kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi

Kabul ve Kararlılık Terapisi üçüncü dalga davranışçı terapiler arasında yer alır. Bireyin çocukluk yaşantılarına, çevresine ve ilişkisine önem verir. Kabul ve Kararlılık Terapisi ‘nin kurucusu Steven C. Hayes anksiyete bozukluğu ve panik atak gibi durumlarla baş etmeye çalışırken ACT ‘yi şekillendirmeye başladığını ifade eder. Yani kendi yaşantılarından esinlenerek kuramın temelini oluşturmuştur. 1980’li yılların başında ortaya çıkan kuram 1990’lı yıllarda bağımsız bir model haline gelmiştir. Temelde üç adımdan oluşur. Düşüncülerini ve duygularını kabul et, anı deneyimle. Değer verdiğin şeyler doğrultusunda bir eylem seç. Bu eylemi harekete geçir. Bu yüzden Kabul ve Kararlılık Terapisi yavaş adımlarla sağlam temeller üzerine kurulu bir terapi yöntemidir. Devam edelim.
1. Kabul ve Kararlılık Terapisi Tarihçesi
2. Kabul ve Kararlılık Terapisi Temel Felsefesi
3. Farkı Nedir
4. Kabul ve Kararlılık Terapisi Amacı Nedir
5. Kabul ve Kararlılık Temel Kavramlar

İçindekiler

Kabul ve Kararlılık Terapisi Tarihçesi

Kabul ve kararlılık  Terapisi tarihçesi Kellley G Wilson, , Russ Harris ve Kirk D. Strosahl’ın eklemeleriye şekillenmiştir. Klasik davranışçı terapi ekolünde takip edilen bir yöntem vardır. Ancak ACT ‘de her kişinin hedefi ayrıdır. Bu yüzden her danışanın hayatının anlamı ve değeri farklıdır. Bu yüzden her birey biriciktir. Bu nedenle davranışın altında yatan temel sebebi araştırırız. Kabul ve Kararlılık Terapisi danışana özel bir model sunar.

  • Aktivasyon
  • Davranış Değiştirme
  • Kabul
  • Farkındalık
  • Terapinin temel kombinasyonlarını içerir.

ACT davranışın doğru ya da yanlış olup olmamasıyla ilgilenmez. O an ortaya çıkan davranışın neye sebep olduğuna ve geçerli olup olmadığına bakar. Bu yüzden temel felsefesi insanda bozuk parça yoktur anlayışıdır. Bu nedenle terapinin temel amacı danışanın davranışlarını ya da belirtilerini ortadan kaldırmak değildir. Örneğin şizofreni hastalarıyla yapılan çalışmada “sen halüsinasyon görürken de yaşamını devam ettirebilirsin” anlayışıyla tedavide yatılı tedavinin azalmasına yardım eder. Bu yönüyle özellikle kişilik bozuklukları yönünde son derece etkilidir. Böylece psikoz durumlarında da etkili şekilde kullanırız.

Kabul ve Kararlılık Terapisi Temel Felsefesi

ACT altı temel basamaktan oluşur. Terapinin sonunda danışanın psikolojik esnekliğe kavuşması hedeflenir. Bu evreleri şu şekilde ifade edebiliriz;

Kabul etme: Yaşanılan olaylara dair açık olma, olayları iç dünyada kabul etme

Bilişsel Ayrışma: Bireyin kendisini ve düşüncelerini birbirinden ayırt etmesi, arasında uzaklık olduğunu fark etmesi

Anda Olma : kişinin yaşadığı anın farkında olması, fark’andalık

Bağlamsal Benlik: Benliğin kendisini gözlemlemesini ifade eder.

Kavramsallaştırılmış Benlik: Kişinin kendisini değerlendirme sürecidir.

Değerler: Bireyin hayatında anlam ifade eden yaşantılardır.

Eylem: Harekete geçmeyi ifade eder.

Kabul ve Kararlılık Terapisi Farkı Nedir

ACT , özellikle müdahale edilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayan deneyimler konusunda etkilidir. Bunun nedeni ise var olan durumları bozuk olarak değerlendirmemesidir. Bu yüzden semptomlara odaklanmayı reddeder. Etkili olduğu alanlardan birisi de kronik ağrılardır. Kişi, bedeninde bir ağrı hissedince ya da belirtiyi fark edince kaçma davranışı sergiler. Bilişsel Davranışçı Terapi’nin ağrıya yönelik çalışmasının etkili olmadığını savunan Kabul ve Kararlılık Terapisi ağrının var olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesi ve kabul edilmesi gerektiğini savunur. Böylece kişi hayatına kabul ederek aktif bir şekilde devam eder.

KKT ; aile ve ergenlerle yaptığı çalışmalarla etkili olduğunu göstermiştir. Ergenler özellikle dış görünüşlerine oldukça fazla dikkat eder. Sivilce üzerine yapılan çalışmada beden algısına yüksek şekilde dikkat eden ergenlerde daha sık problem çıktığı ifade edilirr. Bu yüzden bu değişimin doğal bir süreç olduğu ve kabul edilmesi gerektiğini savunur. Eğer kabul etmeyip onunla uğraşırsan iltihap yapar ve yayılır der. Hayatımızda karşılaştığımız problemler de böyle değil mi? Problemi kabul edip hareket edersek daha çabuk üstesinden geliriz. Ancak onu deşip kazımaya çalışırsak üstümüze daha fazla bulaşır. Evet, bir problem var ve ben bunu kabul ediyorum. Kulağa başta biraz ütopik gelebilir. Ancak problemleri kabul ederek aslında çok büyük bir işi de halletmiş oluyoruz.

Kabul ve Kararlılık Terapisinin Amacı

KKT , danışanların anlamlı bir hayat sürmelerini hedefler. Bu yüzden oturum sayılarını kısa ya da orta olarak ifade eder. Bu açıdan işlevsel ve ekonomiktir. Terapi sürecinde psikolog ya da psikolojik danışman destekleyici bir rol üstlenir. Bazı teknikler, metaforlar kullanarak kişiyi rahatsız eden durumun netleşmesine yardım eder. Oturumlar boyunca danışanı, beklentileri ve istekleri, değerleri doğrultusunda davranmaya sevk eder. Böylece oturumlardan ve hayattan doyum almasına yardımcı olur. Danışan kendisine dair problemi ne kadar derinden fark ederse üstesinden de o kadar kolay gelir.

ACT , danışana kendi hayatının sorumluluğunu almasını gerektiğini ifade eder. Böylece kararlı bir biçimde hayatındaki davranışları da değiştirir. Daha önceden de bahsettiğimiz gibi Kabul ve Kararlılık Terapisi semptomları yok etmez. Var olan semptomların kabul edilmesine yardımcı olur.

Geçmişteki olumsuz yaşantıları kabul eden danışan deneyimlerini olumlu yaşantılarla değiştirir.  Geçmişteki olumsuz yaşantıların değiştirilmesi mümkün değildir. Bu yüzden bu tecrübeleri kabul etmek gerekir. Olaylarla kaynaşmak kişinin etkilenme düzeyini artırır. Bu nedenle olayları benliğimizden ayrı kabul etmemiz gerekir.

Kabul ve Kararlılık Terapisi Temel Kavramlar

Kabul etme : ACT ‘de ki en önemli kavramdır. Kişinin psikolojik esnekliğe kavuşmasına yardım eder. Bu yüzden ekolün temelini oluşturur. Kabul ederek kişi problemden kaçmamayı tercih eder. Kabullenir. Böylece duyguyu ya da anıyı bastırmayız. Bir süreliğine ziyarete gelmiş bir ziyaretçi olarak görürüz. Bu durum kişinin acıdan hoşlanması ya da sıkıntıları sevmesi anlamına gelmez! Sadece hoş olmayan duygulara yönelik bir genişleme söz konusudur. Böylece danışan sürekli olarak olumsuz duygularla savaşmaz. Kendisine bir yaşam alanı açar.

Bilişsel ayrışma: Yaşadığımız olayları dil aracılığıyla aktarırız. Bazı zamanlarda ifade ettiğimiz cümleler derin anlamları da ortaya çıkarır. Bu yüzden benliğimizi suçlamaya da başlarız. Kimseyi reddedemiyorum ile zihnim reddedemeyeceğimi söylüyor cümlesi iki farklı cümledir. Kimseyi reddedemiyorum cümlesi artık kişiyle özdeşleşmiştir. Kabul ve Kararlılık Terapisi dilin değişimiyle bu ayrışmanın olması gerektiğini savunurr. Böylece kendisini koşullandırmaktan vazgeçer.

 Bilinçli farkındalık: Şimdi ve burada, ana odaklanmak. Bu kelimelere pek yabancı değilsinizdir. Bazı durumlarda içinde bulunduğumuz anı fark etmeyiz. Zaman karşımızda akıp gider ama aklımız geçmiştedir. Ya da geleceğe dair bir şeyler düşünürüz. Bu yüzden içinde bulunduğumuz anı fark edemeyiz. Bilinçli farkındalık ile kişinin anı yakalaması hedeflenir. Böylece problem oluşturan duygu ve düşünceleri o an yakalarız.

 Bağlamsal kendilik:

Deneyimlerimizi duyu organlarıyla algılamamıza fiziksel benlik denir. Zihinsel bağlamda algıladığımız düşünsel benliğimiz de vardır. Bu iki durum takip edilmesi ise bağlamsal kendiliktir. Gözlemleyen benlik kişinin yaşantılardan ibaret olmadığını ifade eder. Yaptığımız iş esnasında ne düşünüyor, ne hissediyor ve yapıyorsak bunları takip edebiliriz. Bu durumu kuş bakışı izleme denir. Eğer ki o an olumsuz düşünceler aklımıza geliyorsa onu da fark ederiz. Bazen bir iş yaparken dalar gideriz. Ne oldu diye irkiliriz. Bu esnada duygularımızı da fark etmemiz gözlemleyen benlik ile olur.

 Değerler: Kabul ve Kararlılık Terapisi kişiyi harekete geçiren unsurlara da odaklanır. Motivasyon, çalışma ve üretme değerler içerisinde yer alır. Her sabah koşu yapmak bir amaçtır ancak sağlıklı yaşama isteği bir değerdir. Bu yüzden değerler canlıdır ve yaşamaya devam eder. Aynı şekilde sosyal yaşantımızda kaliteli zaman geçirmek bir değerdir. Ancak çocuk sahibi olmak bir hedeftir.

 Kararlı eylem: Yaşamımızda her an bir hedef belirleriz. Küçük ya da büyük… Bu hedefler için sürekli hareket ederiz. Kararlı eylem bizi harekete geçirir. Örneğin alanında çok iyi bir psikolojik danışman olmayı hayal edelim. Bunun için sadece üniversite kazanmak yetmez. Kendimizi geliştirmemiz için daha fazla çalışmamız gerekir.

Youtube sayfamızı takip etmeyi unutmayın!

Benzer Makaleler

çözüm odaklı kısa süreli terapi

Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi

Çözüm odaklı kısa süreli terapi , Steve de Shazer , Insoo Berg ve meslektaşları tarafından …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir